(6570 S. K. m. 11) (6100 S. K. Geç. m. 3) (YHGK. 22.03.2006 T. 2006/6-78 E. 2006/88 K.)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine, davalı kefil yönünden istemin reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü kefil yönünden temyiz etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 01.08.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca kiracı olduğunu kira bedelinin yıllık 7.920 TL olduğunu, kira parasının yıllık peşin olarak ödeneceğini, 01.08.2010 tarihinde peşin ödenmesi gereken bir yıllık kira parasının ödenmediğini, bunun üzerine kiracı ve kefil hakkında Ankara 31. İcra müdürlüğünün 2011/1765 sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, müteselsil kefil olan davalı İ. B.'un borca itiraz ettiğini, itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece kiralananın tahliyesine, kefaletin sözleşme süresi ile sınırlı olması nedeniyle kefil hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan kira sözleşmesi 01.08.2009 başlangıç tarihli ve sözleşmenin özel koşullar 6.maddesi uyarınca bir yıl sürelidir. Davalı İ. B. sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.3.2006 gün ve 2006/6-78 Esas, 2006/88 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi Borçlar Kanunu'nun 484. maddesi hükmü gereğince, yazılı şekilde düzenlenmiş, süresi ve ödenecek kira paralarının miktarı açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini kiracının kefili sıfatıyla imzalayan kişi; sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca kefil sıfatıyla kiralayana karşı sorumludur. Zira, böylesi bir durumda, kefilin sorumluluğu süre ve miktar itibariyle belirlidir. Kira süresinin, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun'un 11. maddesi gereğince uzadığı hallerde, uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için; öncelikle bu hususun (kefilin sorumluluğunun uzayan dönem için de devam edeceğinin) sözleşmede kararlaştırılmış olması, bunun yanında, kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olması gerekir. Ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir.
Olayımızda, takibe konu alacak, sözleşmenin 6570 sayılı yasanın 11. maddesi uyarınca uzayan dönemine ilişkindir. Yenilenen dönemde kefilin sorumluğu sözleşmenin 15. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde hükmüne göre; sözleşmenin devam etmesi durumunda kefilin kefaletinin azami 5 yıl süre ile kira, elektrik, su, doğalgaz, yönetim giderleri, erken tahliye tazminatı, tahliye sırasında gayrimenkule verilecek hasarı da karşılamak üzere azami 50.000 TL ile sınırlı olduğu kararlaştırılmıştır. Kira süresinin uzaması durumunda kefilin azami hangi süre ve ne miktar ile sorumlu olacağı taraflarca önceden tayin edilmiş olup bu durumda belirsiz bir kefaletten söz edilemeyecektir. Mahkemece davalı kefilin durumunun sözleşmenin 15. maddesi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy