(818 S. K. m. 263) (6100 S. K. Geç. m. 3)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, feshi ihbar nedeniyle akdin feshi ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 263.maddesi kira, muayyen bir müddetle akdedilip de bu müddetin hitamında kiralayanın malumatı ile ve muhalefeti olmaksızın kiralananın kullanılmasına devam olunduğu yahut mukavelede fesih hakkında gösterilen ihbarı iki taraftan hiçbiri yapmadığı takdirde, hilafına mukavele yok ise, gayrimuayyen bir müddet için tecdit edilmiş sayılır hükmünü haizdir. Yenilenmiş olan kira sözleşmesi öneki sözleşmenin koşullarını aynen taşır. Sözleşmenin yenilenmesi ile belli süreli sözleşme süresi belli olmayan sözleşme haline gelir. Ancak, taraflar yenileme ile yeni sözleşmenin süresini eskisi gibi aynı süreli olacağını kararlaştırabilir.
Olayımıza gelince; davacı, dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında baz istasyonu kurulması amacıyla 04.09.2001 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalıya 16.08.2011 keşide tarihli ihtarla akdin yenilenmeyeceğinin ve tahliye isteminin bildirilmesine rağmen taşınmazın tahliye edilmediğini belirterek akdin feshi ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı, taraflar arasındaki sözleşmenin 04.09.2001 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli olduğunu, sözleşme gereğince taraflarca feshi ihbar gönderilmediğinden sözleşmenin aynı şartlarla ve aynı süre ile yenilendiğini, sözleşmenin 04.09.2011 tarihinde sona ereceğini, bu nedenle davanın süresinde olmadığını belirterek reddini savunmuştur.
Taraflar arasında 04.09.2001 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme GSM sistemine ait radyo baz istasyonu için gerekli donanımın monte edileceği alana ilişkindir. Bu niteliği itibariyle sözleşme Borçlar Kanunu'nun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabidir. Sözleşmenin eki olarak düzenlendiği anlaşılan protokolün 4.maddesinde sözleşme süresinin 5 yıl olduğu, süre bitiminden 1 ay önce taraflardan herhangi birinin akdi feshetmediğini bildirmedikçe sözleşmenin aynı şartlar ve aynı süre için uzatılmış olacağı kararlaştırılmıştır. Akit serbestisi kapsamında sözleşmeye konan bu hüküm geçerli olup, tarafları bağlar. Kira süresi sonunda sözleşme koşullarına uygun olarak feshi ihbarda bulunulmadığından, sözleşme kendiliğinden 5 yıl süreyle uzamıştır. Uzayan sözleşme süresine göre 03.10.2011 tarihinde açılan dava sözleşme süresinin bitiminden itibaren 1 ay içinde açılmış olup, süresindedir. Bu durumda, açılan davanın süresinde olduğunun kabulü ile başka bir neden aramaksızın istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup, hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy