(2004 S. K. m. 269)
Dava ve Karar: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında tahliye taahhüdü nedeniyle tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçluların yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerinin kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkiline ait taşınmazın 1.7.2008 başlangıç tarihli sözleşme ile 36 ay süre ile davalıya kiralandığını, davalının kiralananda otururken 10.10.2008 tarihinde vermiş olduğu yazılı tahliye taahhütnamesi ile kiralananı 1.7.2011 tarihinde tahliye edeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, taahhütname düzenleme tarihindeki değişikliğin taahhüdü imzalayan tarafından paraf edildiğini, taşınmazı tahliye etmeyince bu taahhütnameye dayanarak takip yaptıklarını davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılması, takibin devamı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı vekili ise: tahliye taahhüdündeki tahrifatların geçersiz olduğunu, paraf yapılmasının durumu değiştirmeyeceğini, boşluk doldurma niteliğindeki taahhütlerin geçerli olmayacağını, üstü çizilen tarihe göre süresinin geçtiğini, ayrıca taahhütnameyi imzalayan kişinin taahhüt imzalamaya yetkisinin bulunmadığını, icra mahkemesinin yetkili olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 1.7.2008 başlangıç tarihli ve 36 ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi kiracı davalı şirket adına S. Ç. imzalamıştır. Takibe konu edilen adi yazılı tahliye taahhüdü 10.10.2008 tarihinde düzenlenmiş ve tahliyenin taahhüt edildiği 1 Temmuz 2009 tarihinin 1 Temmuz 2011 olarak elle düzeltilerek S. Ç. tarafından paraf edildiği ve kiraya veren davalı şirket adına şirket kaşesi basılarak S. Ç. tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Davacı adi düzenlenmiş tahliye taahhüdüne dayanarak 6.7.2008 tarihinde başlattığı tahliye talepli icra takibi ile kiralananın tahliyesini istemiş ödeme emrinin davalıya 8.7.2011 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine yasal süresinde takibe itiraz etmiştir. Davalı itirazında taahhüdün hukuken geçerli olmadığını, taahhüdü imzalayan kişinin şirketi böyle bir keyfiyet altına sokma yetkisinin olmadığını, taahhüt edilen tarihte tahrifat yapıldığını, taahhütten sonra yeni sözleşmeler yapıldığını belirterek itirazda bulunmuştur. Davalı şirketin temsilcisi S. Ç.'ın dosyada eşi S. Ç.'a vekalet verdiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle kira sözleşmesinin ve taahhütnamenin davalı şirket temsilcisi S. Ç. tarafından mı yoksa vekalet verdiği S. Ç. tarafından mı imzalandığı anlaşılamadığı gibi tahliye taahhüdündeki tahrifatın kim tarafından paraf edildiği de belli değildir. Bu nedenle uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Kararın yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy