MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın kısmen kabulüne,25.024 TL kira alacağının tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesi ile, davalı ... tarafından araç kiralama hususunda yapılan ihalenin davacı şirkette kaldığını, davacı şirketin banka kredisi kullanarak istenilen marka ve modellerde araçlar temin ettiğini, 20.4.2010 başlangıç ve 31.12.2010 bitiş tarihli kira sözleşmesi imzalandığını,araçların davalıya teslim edildiğini,davalının haksız olarak sözleşmeyi fesih ettiğini,haksız fesih nedeniyle davacının 9 aylık kira kaybı olarak 4.000TL, araçların fiyat farkı olarak 2.000 TL, opsiyon farkı olarak 2.000 TL, kullanılan banka kredisinden dolayı 2.000 TL olmak üzere 10.000,00 TL maddi 5.000 TL manevi zarara uğradığını belirterek toplam 15.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davanın süresinde olmadığını, davacı ile yapılan araç kiralama sözleşmesinin incelenmesinde, Ticaret Sicil Memurluğunun gönderdiği imza sirkülerindeki imza ile sözleşmedeki imzaların farklı olduğunu, şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiğini bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, daha sonra yetkili olmayan kişiye vekalet verilmesinin sözleşmeyi geçerli hale getirmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuş,mahkemece davanın kısmen kabulüne,25.024 TL kira alacağının tahsiline,fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 20.4.2010 başlangıç tarihli araç kiralama sözleşmesi imzalandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 6.maddesinde, “...bu sözleşmenin iki araç için ve 9 aylık olduğu ve 2 araç için 9 aylık kira bedelinin 24.300 TL+KDV olacağı...” kararlaştırılmıştır. Davalı kiracı tarafından,kira sözleşmesini davacı..../.. kiralayan adına imzalayan kişinin imzası ile kiralayan şirketi temsile yetkili kişinin imzasının birbirine benzemediği gerekçesiyle kira sözleşmesinin 17.5.2010 tarihinde feshedildiği ve kiralanan araçların 27.5.2010 tarihli tutanak ile kiracı tarafından davacı kiralayana teslim edildiği tarafların kabulündedir. Davacı,kira sözleşmesinin davalı kiracı tarafından haksız nedenle feshedildiğini belirterek kira süresi sonuna kadarki 9 aylık kira parasının tahsilini talep etmiştir. Davacı kiralayan şirketin kira sözleşmesini şirket adına imzalayan kişiye 21.4.2010 tarihinde vekaletname vererek eksikliği giderdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı kiracının kira sözleşmeni feshi, haklı bir fesih olarak kabul edilemez. Kural olarak kiracı kira dönemi sonuna kadarki kira parasından sorumludur. Ne var ki, kiralayan kiralanan araçları kira süresi dolmadan 27.5.2010 tarihinde teslim aldığına göre, bu araçların kiralayana tesliminden sonra kiraya verilip verilmedikleri ve aynı şartlarla ne kadar süre içinde kiraya verilebileceği gerektiğinde uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilmeli ve tespit edilecek bu makul süre kadar kira parasından davalının sorumlu tutulması, ayrıca kiralanan araçları teslim alan davacı kiralayanın araçlardan yararlanıp yararlanmadığı araştırılarak yararlanmış ise talep edilen tazminat miktarından düşülüp düşülmeyeceği üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile kira süresi sonuna kadarki tüm kiradan davalının sorumlu tutulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy