MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... ve davacı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanma tazminatı ve geç teslimden kaynaklanan kazanç kaybı istemine ilişkindir. Mahkemece hor kullanma tazminatı isteminin kısmen kabulüne, fazla istemin reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından karşılıklı olarak temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait otelin davalı şirket personelinin konaklama ihtiyacını karşılamak üzere bir bütün halinde davalıya kiraya verildiğini, sözleşmenin 01.04.2009 başlangıç tarihli ve 9 ay süreli olup otelin sözleşme bitimi olan 31.12.2009 tarihi itibariyle tahliyesi gerekirken 01.03.2010’da tahliye edilebildiğini, tahliye sonrası yaptırılan tespitte hor kullanma sonucu oluşan hasar ve eksilen malzemelerin tespit edildiğini, öte yandan geç teslim ve tamirat süresi nedeniyle sezon kaybı yaşandığını, sezon kaybı nedeniyle bir yıllık kira tutarının tazminat olarak ödenmesi gerektiğini belirtmiş dava dilekçesinin sonuç bölümünde ise eksilen malzeme bedeli ve hor kullanma tazminatı olarak 100.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığını, bir tür konaklama sözleşmesi olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin bakım ve onarım yükümlülüğünün bulunmadığını, otelin idaresinin davacıda olduğunu, personelin sadece yatmak için oteli kullandığını, otelin sözleşme başlangıcında yıpranmış ve eski bir halde kendilerine tahsis edildiğini, özellikle dış ve iç boyanın yenilenmesi ile güneş kolektörlerindeki hasara ilişkin sorumluluklarının olmadığını, müvekkili tarafından kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masraflar olduğunu, geç teslim iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davacının hor kullanma talebine ilişkin olarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 56.638,69 TL hasar ve tamirat bedelinin tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1-Davacı vekilinin temyizi yönünden; dava dilekçesinin sonuç bölümünde sadece hor kullanmadan bahsedilerek, oluşan zarar ve eksilen malzeme bedeli ile ilgili olarak istekte bulunulmuş ise de, dava dilekçesinin “taleplerimiz” başlığı altında yer alan bölümünde hor kullanma yanında tamirat süresi ve geç teslimden kaynaklanan sezon kaybından sözedilerek bir yıllık kira tutarının tazminat olarak ödenmesi istenmiştir. Hakim kanunda öngörülen istisnalar dışında iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate
alamaz ise de, 6100 sayılı HMK’nun 31.maddesi uyarınca uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda maddi ve hukuki açıdan belirsiz veya çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir. Bu bakımdan davacının sezon kaybına ilişkin talebi HMK’nun 31.maddesi kapsamında açıklamaya muhtaç olup, mahkemece davacıya bu konu açıklattırılarak sonucu doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; davaya konu otelin tüm bölümlerinin 9 ay süre ile davalı şirkete tahsisine ilişkin olarak taraflar arasında 23.03.2009 tanzim, 01.04.2009 başlangıç tarihli sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin 3.maddesi aynen; “..konaklama tarihleri arasında kiraya veren, oteli her hangi bir müşteriye konaklama veya başka bir amaçla tahsis edemez. Otele ait toplantı salonu, yemek salonu, havuz vs. gibi alanları her hangi bir kimse veya kuruluşa kullandıramaz” hükmünü içermektedir. Sözleşme ile amaçlanan husus otelin sınırlı süre ve belli bir bedel karşılığında davalıya bırakılması olup bu durumda davalının taşınmazda bulunmasının kira ilişkisi olarak nitelendirilmesi gerekir. 6099 sayılı T.B.K.’nun 316/1.maddesi (B.K.’nun 256.maddesi) hükmü uyarınca kiracı kiralananı özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. maddesi (B.K,’nun 266.maddesi) gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğünün ihlali halinde kiraya veren, bu yüzden uğradığı zarar için giderim isteminde bulunabilir. Ancak kiracı sözleşme sınırları içinde kiralanandan yararlanması sonucu meydana gelen yıpranma ve bozulmalardan sorumlu değildir. O nedenledir ki kiralanandaki hasar ve bozukluğun kötü (hor) kullanımdan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti gerekir. Somut olaya bu çerçeveden bakıldığında özellikle dış ve iç cephelerdeki boya ve badana yıpranmasında davalı kiracının bizzat kötü kullanımı kanıtlanmalıdır. Aksi durumda davalının sorumluluğundan bahsedilemez. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda otelin tüm iç ve dış cephesinin yeniden boyanması için gerekli harcama tutarı hesaplanmakla birlikte hasarın tümüyle kötü kullanmadan ileri gelip gelmediğine ilişkin somut her hangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bilirkişi raporu bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli değildir. Öte yandan hor kullanmaya ilişkin diğer zarar kalemlerinde zarar gören parçaların yenisi ile değiştirilmesi durumunda yenilenen parçanın başlangıçtaki durumlarına göre yıpranma paylarının düşülmemesi ve yine hasar bedelinin hesaplanmasında tahliye tarihindeki rayiç değerler yerine dava ve keşif tarihindeki rayiç değerlerin esas alınması hatalı olup mahkemece belirtilen bu gereklere uyulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 990.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine keza Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy