MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/12/2012
NUMARASI : 2011/108-2012/546
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili davalıya ait işyerinin müvekkili tarafından hukuk bürosu olarak kullanılmak üzere 25.06.2009 tarihli sözleşme ile kiralandığını, sözleşmenin feshedileceğinin davalı kiralayana 10.11.2010 tarihinde cep telefonu mesajı ile bildirildiğini ve kiralananın 22.01.2011 tarihinde tahliye edilerek anahtarının apartman görevlisine teslim edildiğini, tahliye tarihi itibariyle kira sözleşmesinden kaynaklanan her hangi bir borcu olmadığını, ancak davalının müvekkili hakkında Kadıköy 2.İcra Müdürlüğünün 2011/598 sayılı dosyası ile altı aylık kira alacağı yönünden icra takibi başlattığını, tebligatın usulsüz yapılması nedeniyle takipten geç haberdar olduklarını belirterek davalı tarafından yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise davacının kiralananı haber vermeden terk ettiğini, apartman görevlisinin anahtarı teslim almaya yetkili olmadığını, taşınmazın 26.04.2011 tarihinde yeniden kiraya verilebildiğini, davacının bu tarihe kadar olan kira paralarından sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece kiralananın 2011/Ocak ayında tahliye edildiği, erken tahliye nedeniyle davacının yeniden kiraya verme süresi bakımından 2011 yılı Şubat ve Mart ayları kira paraları ile sorumlu olduğu davacının sorumlu olduğu tutardan depozitonun mahsubu gerektiği, takipte istenilen aylık %10 akdi faiz ve akdi vekalet ücretinin geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın 9.688,50 TL yönünden kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında 25.06.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taşınmaz davacıya işleri olarak kullanılmak üzere kiraya verilmiştir. Sözleşmenin 17.maddesinde, birinci kira yılının bitiminden itibaren kiracıya iki ay önceden yazılı bildirimde bulunmak koşulu ile erken fesih hakkı verilmiştir.
Kiralanan davacı tarafından her hangi bir bildirimde bulunulmaksızın 22.01.2011 tarihinde boşaltılmış kiralananın anahtarı 29.01.2011 tarihinde apartman görevlisine teslim edilmiştir. Davalı duruşmadaki beyanında, anahtarın apartman görevlisine teslim edildiği olgusunu Ocak ayı sonu itibariyle öğrendiğini bildirmiştir. Davalı kiralayan tarafından 10.01.2011 tarihinde davacı hakkında başlatılan icra takibinde 2011 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları kira paralarının tahsili istenmiş, yapılan takip itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davalının usulsüz dahi olsa anahtarın apartman görevlisine teslim edildiğini 2011/Ocak ayı sonu itibariyle öğrendiğini bildirmiş olması ve takibe konu kira alacaklarından hiçbiri muaccel olmadığı halde 20.01.2011 tarihli icra takibinde ileriye dönük altı aylık kira alacağının talep edilmiş olması karşısında kiralananın 2011 yılı ocak ayı sonu itibariyle tahliye edildiğine ilişkin mahkemenin kabulü yerinedir. Keza davacı kiralananın tahliyesine yönelik feshi ihbar koşuluna uymamış olup tahliye tarihinden sonraki iki aylık süreye ilişkin kira paralarından sorumlu olduğuna ilişkin kabul de dosya kapsamına uyun düşmektedir. Ancak sözleşme kapsamında davalıya ödendiği anlaşılan 900 Euro depozito bedelinin menfi tespit istemine konu alacaktan mahsup edilmesi yolunda davacının talebi sözkonusu olmayıp HMK. md.25 maddesi gereğince bir tarafın ileri sürmediği mahsup savunması mahkemece re'sen nazara alınması mümkün değildir. Kaldı ki davacı vekili dava dilekçesindeki açıklamalarında; depozito bedelinin ödenmeyen Ocak/2011 ayı kira parasına ve kalanının da kiralananın boya ve badana masrafına sayılması gerektiğini ifade etmiştir. Bu durumda mahkemece depozito bedelinin davaya konu alacaktan mahsubu doğru değildir.
Öte yandan davacı vekili tarafından uyuşmazlığa konu takip dosyasına 10.11.2011 tarihinde ödendiği belirtilen 4.447 TL paraya yönelik mahkemece her hangi bir değerlendirme yapılmamış olup bu yönüyle de hüküm yerinde değildir.
SONUÇ:Yukarıda 2 ve 3 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy