MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalılar ... ve ...’a hüküm usulüne uygun olarak 17.03.2011 tarihinde tebliğ edilmiş temyiz dilekçesi ise sekiz günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 29.11.2012 tarihinde verilmiş olduğundan davalıların temyiz istemi süresinde olmadığından temyiz istemlerinin Reddine,
2-Davalılar ...,..., ...,...’ın temyiz istemlerine gelince; Hüküm davalılara 7201 Sayılı Tebligat Yasası'nın 35. maddesi gereğince tebliğ edilmiştir.T.K'nun 35/2 maddesi “ Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir. Açıklanan yasa hükmüne göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılması yerinde değildir.Adı geçen davalılara tebligat, 6099 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yapılmış olması nedeni ile usulsüz olup, davalıların temyiz talebinin süresinde olduğuna oybirliği ile karar verildi, dosyadaki bütün kağıtlar okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımızda, davalı ...’a dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliğine ilişkin tebligatın bizzat muhataba tebliğ edildiği şerh edilmiş ise de ,davetiyenin davalı ... ile aynı adı taşıyan torununa tebliğ edildiği ileri sürülmekte olup,tebligatta davalının kimlik bilgileri yer almadığından tebligatı alan kişinin davalı olup olmadığı anlaşılamamaktadır.Yine aynı adreste davalılar ..., ..., ..., ... ve ’e dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliğine ilişkin tebligat ”birlikte sakin yeğeni ... imzasına” şerhiyle tebliğ edilmiştir. Ancak ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün 14/03/2011 tarihli tutanağında ... ve ...’ın tebligat yapılan adreste ikamet ettikleri, diğer davalıların ise bu adreste bulunmadıkları belirtilmiştir.Öte yandan adı geçen davalıların neden evde olmadıkları belirtilmediği gibi tümünün aynı adreste oturmalarının mümkün olamayacağı görülmektedir.Ayrıca davalı ...’a dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliğine ilişkin tebligatın TK 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmişse de beyanı alınan komşunun kim olduğu anlaşılamamaktadır. Bu durumda davalılar ...,..., ..., ..., ..., ... ve ...’a hükmün tebliğine ilişkin yapılan tebligatlar usulsüz olup, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy