MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalılardan ... tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ... ile Av. ... ve davalılardan ... vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, dava dilekçesi ile 100.000 TL,ıslah dilekçesi ile 421.005 TL kira sözleşmesinin haksız feshedilmesi dolayısıyla yoksun kalınan kazanç kaybının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 141.468.17 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 20.2.2006 başlangıç ve 21.12.2009 bitim tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile ... ... Otel davalı ... tarafından davacı ... ve davalı ...'ya kiralanmıştır. Kiracılık süreci içinde davalı kiraya veren ile davalı kiracı ... arasında düzenlenen 2.5.2006 tarihli fesihname ile kira sözleşmesi feshedilmiştir. Her ne kadar fesihname davalı ... tarafından kendi adına asaleten, davacı adına vekaleten imzalanmış ise de, davacı tarafından adı geçen davalıya verilmiş bir vekaletname olmadığından ve davacı, sonradan yapılan bu feshe icazet vermediğinden söz konusu fesih geçersiz olup, kira sözleşmesi geçerliliğini sürdürmektedir. Bununla birlikte davalı kiraya veren fesihnamenin düzenlenmesinden sonra kısa bir süre sonra 1.6.2006 tarihli kira sözleşmesi ile beş yıl süreyle kiralanan oteli dava dışı ... Turz. Ve Tic. A.Ş.'ye kiralamış ve dolayısıyla da davacı kiralananda iş yapamaz duruma geldiğinden mahrum kalınan kar şeklinde müspet zarara uğramıştır. Müspet zarar, borçlunun edayı gereği gibi ve süresinde yerine getirmesi halinde alacaklının mal varlığı ne durumda olacak idiyse bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Yargılama sırasında bu zararın belirlenmesi yönünden birçok kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiler de farklı
değerlendirmeler ile değişik zarar miktarı sonuçlarına ulaşmışlardır. Bu arada ... Otelciler Pansiyoncular Lokantacılar Kafeteryacılar ve Turistik Eşya Satıcıları Esnaf Odası da sözleşmenin fesih tarihi itibariyle turizm sezonu başladığından aynı şartlarla bir otelin kiralanmasının aynı yıl içinde zor göründüğünü bildirmiştir. Mahkeme ise, ... Ticaret Odası'nın verilerinden ve davacının bir yıl süreyle yeni bir otel kiralayamayacağından hareketle 2006 yılına ilişkin müspet zarar olarak 141.468.17 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar vermiştir. Dosyada farklı bakış açılarına göre oluşturulmuş ve söz konusu işletmenin zarar edeceğinden, değişik miktarlarda kazanç elde edeceğine kadar çok sayıda bilirkişi raporları arasındaki bariz ve fahiş çelişkiler ile farklılıklar giderilmeden, ağırlıklı olarak ... Ticaret Odası'nın bildirmiş olduğu turizm sezonu doluluk, yatak ve oda ücretlerine dayanarak eksik inceleme ile tazminat miktarının hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırıdır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, resmi kurumlardan gelen bilgi ve verilerden de yararlanarak bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderecek ve uğranılan müspet zararı hesaplayacak konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden, davacının yeniden ne kadarlık bir sürede benzer nitelikte bir oteli kiralayabileceğine ve bu süre için müspet zararının ne olacağına ilişkin rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Diğer yandan dayanak kira sözleşmesinde iki kiracı olup bunlardan sadece davacı kiracı tarafından müspet zarar isteminde bulunulması, diğer davalı kiracının bu yönde bir talebinin olmaması karşısında açıklanan yöntemle belirlenecek tazminat miktarının yarısının hüküm altına alınması gerekirken, tüm tazminat bedelinin davacıya verilmesine karar verilmesi de doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 01/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy