MAHKEMESİ : Dikili Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/01/2013
NUMARASI : 2012/146-2013/28
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 01.03.2008 tarihi baz alınarak halen ödenmekte olan 336 TL kira parasının dava dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren aylık 1.250 TL olarak tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kira parasının dava dilekçesinin davalıya tebliğ tarihi olan 11.06.2012 tarihinden itibaren aylık 800 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.03.2008 başlangıç ve 31.10.2008 bitim tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede bir kira artış şartı yer almamaktadır. Davalının eski malik S.G.. ile akdettiği kira sözleşmesi ile kiracı olarak oturmakta olduğu taşınmaz davacı tarafından 18.11.2011 tarihinde satın alınmıştır. Davacı, satın almadan sonra 06.06.2012 tarihinde açmış olduğu işbu dava ile, dava dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren aylık kira parasının 1.250 TL olarak tespitini istemiş, mahkeme de bu talep doğrultusunda aylık kira parasını dava dilekçesinin davalıya tebliği tarihi olan 11.06.2012 tarihinden itibaren 800 TL olarak tespit etmiştir. Bu durumda tespit edilen kira parasının hangi tarihten itibaren geçerli olacağı konusu önem arz etmektedir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un 11. maddesi hükmüne göre, kiracı kira süresinin bitiminden en az onbeş gün önce kiralananı tahliye edeceğini yazılı olarak bildirmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla bir yıl uzamış sayılır. Kiraya veren sebep göstermeden yalnızca süre bitimi nedeniyle 6570 Sayılı Yasa kapsamındaki kira sözleşmesini sona erdiremez. İşte bu nedenledir ki, yeni kira dönemi başlamadan en az onbeş gün önce kiraya veren, ihtarname ile kiranın artırılması isteminde bulunmaz ya da bu süre zarfında kira tespit davasına ait dava dilekçesi davalıya tebliğ olunmaz ise, o zaman tespit edilecek kira parası bir sonraki dönem için hüküm ifade eder. Bunun anlamı ve amacı kiracının 6570 Sayılı Kanun'un 11. maddesindeki süreden yararlanma olanağını ortadan kaldırmamaktır. Yeni kira yılında kiranın artırılacağı tehdidi altında olan kiracı akdi devam ettirip ettirmeme konusunda düşünerek bir karar verecektir. Yine taraflar arasındaki kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünde kira parasının her yıl belirli bir oranda artırılacağı kararlaştırılmış ise, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre yeni dönem kira parasının geçerli olacağı tarih saptanırken 21.11.1966 gün ve 18 / 10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda sözü edilen ihtar ve dava dilekçesinin tebliği tarihinin önemi yoktur. Davanın tespiti istenen dönem içinde açılması yeterlidir. Böyle bir sözleşmede kiracı olan kimse yeni dönemde kira parasının artırılacağını bilir. Bu nedenle isterse yazılı ihbarda bulunmak şartı ile kira sözleşmesini sona erdirebilir.
Olayımıza gelince; davada dayanılan kira sözleşmesinde bir kira artış şartı olmadığı gibi, davacı da kiralananı satın aldıktan sonra kira parasının artırılması konusunda bir ihtarname keşide etmeden doğrudan 06.06.2012 tarihinde kira parasının tespiti için işbu davayı açmıştır. Bu durumda mahkemece davacı yandan yeni kira döneminin başlangıcı olan 01.11.2012 tarihinden sonrası için kira tespit talebinde bulunup bulunmadığı sorularak, benimsenmesi halinde 01.11.2012 tarihinden itibaren tespit edilen kira parasının hüküm altına alınması gerekirken, davacının talebi doğrultusunda dava dilekçesinin davalıya tebliği tarihi olan 11.06.2012 tarihinden itibaren kira parasının tespit edilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy