MAHKEMESİ : Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2013
NUMARASI : 2008/3-2013/298
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiraya veren tarafından açılan kira parası ve aidat borçları ile kiralanana verilen zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait taşınmazda 20.02.2006 tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kira sözleşmesinin sona ermesine 2 ay kala kiralananı tahliye ettiğini ve 3 aylık kira parası ile aidat borçlarını ödemediğini ayrıca kiralanana Manisa 2. SHM 2007/64 E. sayılı D.iş dosyasında tespit edilen 2500 TL lik zarar verdiğini belirterek, 2006 Kasım, Aralık ve 2007 Ocak ayı kira parası 1650,00 TL, 500,00 TL aidat bedeli, 2.500 TL kiralanana verilen zarar miktarı olmak toplam 4650,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı kiralananı davacının rahatsızlık vermesi ve çıkmasını istemesi nedeniyle 2006 Ekim ayında tahliye ettiğini kiralananın anahtarını kiralama işini yapan F... Emlak (F.T..)'a teslim ettiğini, tahliye tarihine kadar kira borcu ve aidat borcu olmadığını, ayrıca kiralanana zarar da verilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece kiralananın tahliye tarihi üzerinde durulmaksızın davalının sözleşme sonuna kadar kira parasından ve aidatlardan sorumlu olacağından bahisle 1650,00 TL kira parasının, 500,00 TL aidat bedelinin ve ayrıca yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre de belirlenen 2.289,24 TL zarar miktarının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasından 20.06.2006 başlangıç tarihli bir yıl süreli aylık 550,00 TL bedelli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözkonusu kira sözleşmesi Davacı Ş.. B..'ye vekaleten M.F. U.. (F. E..) tarafından imzalanmıştır. Uyuşmazlık kiralananın hangi tarihte tahliye edilerek teslim edildiği, davacının sözleşmeden kaynaklanan kira, tazminat ve aidat alacağı olup olmadığına ve kiralananın tahliyesi sonrasında kiralanana hor kullanma neticesinde zarar verilip verilmediği ve davacının delil tespiti dosyasında tespit edilen hasar bedellerini talep edip edemeyeceğine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde kiralananın sözleşmenin sona ermesine 2 ay kala tahliye edildiğini, Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/64 D.iş dosyasında kiralanın ocak ayı sonunda tahliye edildiğini belirtmiştir. Davalı ise 2006 Ekim ayında kiralananın tahliye edildiğini ve kiralananın anahtarının kira sözleşmesini imzalayan F. U..'a (F. E..'a) teslim edildiğini iddia etmiştir. Tanık olarak dinlenen F. U..'da kiralananın tahliyesinden sonra taşınmazı giderek gördüğünü belirtmesine rağmen hangi tarihte teslim edildiğine dair açıklamada bulunmamıştır. Davalı kiracı, kiralananı tahliye ettiği tarihe kadar kira parasından sorumludur. Sözleşmenin süresinden önce haksız tahliye edilmesi halinde ise kiraya veren ancak kiralananın haksız tahliyesi nedeniyle tazminat talep edebilir. Kiracının, kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda kural olarak kira süresinin sonuna kadar olan kira parasından sorumludur.Bununla birlikte davacı kiralayan Borçlar Kanunu'nun 98. maddesinin yollamasıyla 44. maddesi gereğince kira sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğünden dolayı bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapması gerekir. Bu durumda da, davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Davacının talep ettiği 2006 Kasım, Aralık ve 2007 Ocak ayı kira paralarının tahliyeden önceki kira paraları mı yoksa kira sözleşmesinin tek taraflı fesh edilmesi nedeniyle tazminat alacağı mı olduğu davacının delil tespit dosyası ile dava dilekçesinde farklı tahliye tarihlerinden bahsetmesi nedeniyle anlaşılamaktadır. Bu nedenle Mahkemece öncelikle kiralananın hangi tarihte tahliye edildiği ve davacının talep ettiği 2006 Kasım, Aralık ve 2007 Ocak kirasının kiralananın tahliyesinden önceki dönem kira parası mı yoksa kiralananın tahliyesi nedeniyle tazminat isteğine ilişkin olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre kira alacağı yönünden bir karar verilmesi gerekirken, davalının sözleşme sonuna kadar kira parasından sorumlu olduğundan bahisle kira alacağının tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
Davacının aidat alacağı yönünden ise;Davacı, davalının kiralananı kullandığı dönem aidat bedellerini ödemediğini, kendisi tarafından ödendiğini iddia etmiş ve bilirkişi incelemesine esas olmak üzere apartman yönetimi tahsilat makbuzu koçanını ibraz etmiş ise de, dosyaya ibraz edilen tahsilat makbuzu koçanının 2007 yılına ait olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim bilirkişi tarafından koçan üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen, 14.06.2010 havale tarihli raporda davacının 2007 Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs ayı aidatlarını aylık 150,00 TL den ödediği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda belirtilen aidat bedellerinin kira sözleşmesinden sonra ki döneme ait olduğu, dava konusu edilen döneme ait olmadığından, davacının iddia ettiği aidatları ödediğini kanıtlamaya yeterli değildir. Öncelikle davacıya hangi aylara ait aidat bedelini ödediği hususu açıklattırılarak, söz konusu ödemelerin yapılıp yapılmadığı, kimin tarafından yapıldığı ve davalının sorumlu olduğu döneme ilişkin olup olmadığı üzerinde durularak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının sorumlu olduğu aidat borcunun davacı tarafından ödendiği kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir.
Davalının kiralanana verilen zarara yönelik olarak tazminat istemine gelince; Davacı, kiracı tarafından kiralanana zarar verilerek tahliye edildiğinden bahisle 25.05.2007 tarihinde, kiralananda meydana geldiğini iddia ettiği hasarları da tamir ettirdikten sonra Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/64 D.iş dosyası ile delil tespitinde bulunmuş, bilirkişi raporunda davacının beyanlarına göre boya badana ve işçilik bedeli 500,00 TL, mutfak, banyo tamirat ve tadilat işleri 500,00 TL, dış cephe PVC doğramalarının değiştirilmesi bedeli 1.500,00 TL olacağı, toplam hasarın 2500,00 TL olduğu açıklanmış, davacı tarafından delil tespit raporundaki hesaplanan miktara itiraz edilmemiştir. Davalının itirazı üzerine mahkemece alınan raporda ise bilirkişi, delil tespit raporunda belirtilen dış demir doğramalarının PVC ile değiştirilmesi yönünden 40 yıllık binanın dış demir doğramalarının PVC ile değiştirilme maliyetinin kiralanana verilen zararla izah edilemeyeceğinden talep edilemeyeceğini belirtmiş, ancak davacı tarafından belirtilen diğer zarar taleplerinin daha yüksek olduğunu belirterek ve davacı tarafından talep edilmeyen bir takım başka zararlar da ilave edilerek ve tanık anlatımlarına göre de verilen zararın hor kullanmadan kaynaklandığına ilişkin kanaatini açıklayarak 2289,24 TL hasar meydana geldiğini hesaplamıştır. Davacı dava dilekçesinde kiralananda hor kullanma neticesinde meydana gelen zararını Değişik iş delil tespiti dosyasında tespit edilen hasarla ve miktarla sınırlı tutarak talepte bulunmuştur. Bilirkişi tarafından binada yapılan tadilat sırasında değiştirilen PVC doğramaların bedelinin talep edilemeyeceği belirtilmiş olmasına göre delil tespitinde davacının itiraz etmediği hasar yönünden davacının talep ettiği miktar nazara alınarak karar verilmesi gerekirken, bilirkişi tarafından dava konusu edilmeyen farklı hasar kalemleri ilave edilerek ve davacının itiraz etmediği delil tespiti raporundaki hasar bedellerini aşar şekilde hor kullanma tazminatına hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy