MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2013
NUMARASI : 2011/350-2013/105
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, araç kiralama sözleşmesine konu aracın hor kullanılması nedeniyle tazminat, ödenmeyen kira alacağı ve cezaların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 5.498,00 TL kira bedeli, 6460,05 TL aracın onarımına ilişkin servis bedeli, 459,25.-TL OGS kaçak geçiş bedeli olmak üzere 12.417,30 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve dava dilekçesinin davalının ticaret sicilindeki adresine tebliğ edilmiş olmasına ve ödeme iddiasını ispat yükünün kiracıya ait bulunmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davalının davanın esasına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı dava dilekçesinde davalının müvekkiline ait aracı, 16.11.2009 tarihli araç kiralama sözleşmesi ile 16.11.2011 tarihine kadar kiraladığını, kira sözleşmesi gereğince aracın periyodik bakımları geldiğinde müvekkiline haber vermesi gerekirken haber vermediğini ve aracı 39.000 KM kadar kulladığını, gerek hor kullanma, gerekse süresinde aracın periyodik bakımını yaptırmaması nedeniyle araçta garanti kapsamına girmeyen hasarlar meydana geldiğini, bu nedenle aracın çekici ile servise götürülmesi ve onarım bedeli olarak toplam 7045,76 TL ödendiğini araçtaki hasarların davalı kiracının kusurundan kaynaklandığını kira sözleşmesine uygun davranmadığı, ayrıca 5.818,00 TL kira bedeli ve 459,25 TL OGS kaçak geçiş bedelini ödemediğini belirterek toplam 13.328,01 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı cevabında mali müşavir bilirkişiden alınan raporun tebliği üzerine verdiği dilekçesinde, davayı kabul etmediklerini, kira borcu olmadığını, davalıya kira borcuna karşılık müşteri çekleri ve hesaba yapılan ödemeleri olduğunu bunların araştırılması gerektiğini, ayrıca araçtaki hasara ilişkin servis tarafından düzenlenen faturayı da kabul etmediklerini bildirmiş, ödemelere ilişkin bir takım çek bilgileri sunmuş, Mahkemece itirazlar değerlendirilmeden mali müşavir bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında 16.11.2009 başlangıç tarihli iki yıl süreli araç kiralama sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık yoktur. Sözleşmenin 8. maddesinde araçların servis ve kullanım kılavuzuna göre periyodik bakımlarının ve kontrollerinin yaptırılacağı, araçların zamanında bakımlarının yaptırılmaması, araçların yağının, suyunun düzenli kontrol edilmemesi, araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklandığının servis tarafından
belirlenmesi durumunda aracın tüm bakım, onarım ve tamir masraflarından ve çekici masraflarından kiracının sorumlu olacağı kararlaştırılmıştır. Arızalanan araç için servis tarafından tutulan 07.03.2011 tarihli tutanakta “Araç 38.296 km.'de bakıma getirildi. Yapılan kontrolde motorun içinde çapaklanma tarzında maddeler tespit edilmiş (labaratuvar gibi parçayı analiz edebilecek olmadığı için) detayı tespit edilememiştir. İçindeki madde motora zarar vermiş olup, tarafımızca müşteri onayı alınarak aracın motoruna gerekli revizyon işlemi yapıldı” ifadelerine yer verilmiştir. İlgili tutanakta aracın servis bakımlarını süresinde yapılmadığına ilişkin bir değerlendirme yer almadığı gibi motordaki arızalanmanın kullanımdan kaynaklandığına ilişkin bir tespitte bulunmamaktadır. Bu durumda Mahkemece meydana gelen hasarın davalı kiracının kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, periyodik bakımlarının süresinde yapılıp yapılmadığı, meydana gelen onarım ve bakım bedellerinin tamamının sözleşme hükmü gereğince davalıdan tahsili gerekip gerekmediği hususunda makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile servis tarafından tanzim edilen fatura bedelinin tamamından davalının sorumlu tutulması doğru değildir.
Öte yandan, kira alacağına ilişkin olarak davalı tarafından ödeme iddiasında bulunulmuş, kira borcunun bir kısmının müşteri çekleri ve banka havalesi ile ödendiği iddia edilmiş ve bu ödemelere ilişkin bir takım çek ve senet bilgileri sunulmuştur. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, borcu sona erdiren sebepler yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden, ödeme olgusu da borcu sona erdiren sebeplerden biri olduğundan, davalının kira parasını ödediğine ilişkin belgeleri var ise bu belgelerinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle davalının, temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy