MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalılar vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payların iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu payın ilişkin bulunduğu ... No’lu parselin paydaşlarından olduğunu, taşınmazın paydaşlarından ...'in payını 1.3.2011 tarihinde 11.608.33'şar TL bede1le, yine paydaşlardan ..., ..., ... ve ...in paylarını aynı tarihte 5.804.17'şar TL bedelle davalılara sattıklarını, davacının önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalılar adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın haksız ve dayanaksız açıldığını, ortada gerçek bir satış değil bağışlama olduğunu, bağış durumunda ise önalım hakkının kullanılamayacağını, ayrıca taşınmazın fiilen taksim edilerek kullanıldığını, davanın kötü niyetle açıldığının belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir şahsa satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 733 / 3 maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığı ile bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen payın ilişkin olduğu ... No’lu parselin paydaşlarından ..., ..., ..., ... ve ... taşınmazdaki toplam 6 / 16 paylarını 1.3.2011 tarihinde toplam 69.650.02 TL bedelle eşit olarak davalılara satmışlardır. Dosyaya celp edilen tapu kaydına göre taşınmazın diğer paydaşları ... ve ...'dir. Davacının yapılan pay satışına yönelik olarak önalım hakkının tanınması için 08.03.2011 tarihinde işbu davayı açmasından sonra,
taşınmazın adı geçen diğer paydaşları da, aynı pay satışına yönelik olarak ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012 / 598 esas sayılı dosyasında önalım davası açmışlardır. Dava halen derdesttir.Davalıların yargılamadaki savunmaları taşınmazın bütününe ilişkin olup yargılama neticesinde varılacak sonuç taşınmazın ve paydaşların tamamını doğrudan etkileyecektir. Bu itibarla sağlıklı ve detaylı bir değerlendirme yapılarak çelişkiye yol açmaksızın adil bir sonuca ulaşılabilmesi açısından davaların birleştirilerek görülmesinde yarar bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece davaların birleştirilmesinden sonra esas bir karar verilmesi yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy