MAHKEMESİ: Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 07/02/2013
NUMARASI: 2012/288-2013/207
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,kiracı tarafından kiralayan aleyhine açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili,dava dilekçesinde,davacı ile davalı Akime ve dava dışı Necati ile F.G. arasında 01/04/2006 tarihli kira sözleşmesi imzalanmış ise de daha sonra davalının babası N. G. ile 01.06.2007 başlangıç tarihli 2.bir kira sözleşmesi imzalandığını,geçerli olan sözleşmenin 2.sözleşme olduğunu, davalının 01.04.2006 tarihli sözleşmeye dayanarak davacı hakkında 2010 Ağustos ayı kira bedelinin tahsili için Bursa 1.icra müdürlüğünün 2010/13515 esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, ödeme emrine süresi içinde itiraz edilemediğinden takibin kesinleştiğini, davalının taraf sıfatının bulunmadığını, 01.04.2006 tarihli sözleşmede birden fazla kiralayan olduğu için aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğunu,birlikte dava açmaları gerektiğini, ayrıca kira parasının aylık 500 TL olup artış şartı ya da kira tespit kararı bulunmadığını,davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, istenen faizin fahiş ve hatalı olduğunu belirterek Bursa 1.İcra Müdürlüğünün 2010/13515 esas nolu dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyetli davalıdan %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili,cevap dilekçesinde,kiralanan taşınmazların 24/06/2009 tarihinden itibaren tümünün davalıya geçtiğini, bu durumun noter ihtarı ile davacı kiracıya bildirildiğini,icra takibinin yapıldığı tarihte ve davalının tek başına malik olduğunu, zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, kira sözleşmesinde kiraların maliye bakanlığı tarafından yayınlanan kira artış kat sayıları kullanılarak belirleneceğine ilişkin artış şartı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuş,mahkemece, 01.06.2007 tarihli sözleşmenin muvazaalı olarak düzenlendiği, 01.04.2006 tarihli sözleşme hükümlerine göre davacı kira parasını ödediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin kira bedeline ilişkin (kiralanan taşınmazların azalması nedeniyle) hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; ./..
Davada dayanılan ve hükme esas alınan davacı kiracı ile kiralayanlar davalı Akime ve dava dışı Necati ve F. G. arasında 01.04.2006 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile 82-85-86 ve 87 parsellerdeki toplam 8144,13 m2 lik tarla vasfındaki taşınmazların kiralandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı kiracı,aynı yerle ilgili olarak dava dışı davalının babası N. G.ile 01.06.2007 başlangıç tarihli 2.bir kira sözleşmesi imzalandığını savunmuş ise de 01.04.2006 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi yürürlüktedir ve geçerlidir. Zira kira sözleşmesi ancak tarafların ortak iradesi,mahkeme kararı ya da kiralananın yok olması ile son bulur. Ayrıca dosyadaki tapu kayıtlarından kiralanan 85-86 ve 87 parsellerin 24.06.2009 tarihinden itibaren tümünün davalı A.. G.. mülkiyetine geçtiği ve bu durumun davalı tarafından davacıya 30.6.2010 tarihli ihtar ile bildirildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davalı malikin tek başına takip yapmasında ve dava açmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.01.04.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 4.maddesinde “...her bir sene sonunda aylık kira bedelinin Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan kira artış katsayıları kullanılarak bulunacağı...” kararlaştırılmıştır. Bu artış şartı geçerlidir ve tarafları bağlar. Davalı kiralayanın 01.04.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesine ve bu sözleşmedeki artış şartına göre takip konusu 2010 yılı Ağustos ayı kira parasını belirlemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak, 01.04.2006 tarihli kira sözleşmesi ile davacıya ... parsellerdeki toplam 8144,13 m2 tarla vasfındaki taşınmaz üzerine kiracı tarafından bina ve tesis yapılmak üzere kiralanmış ve bu kiralanan taşınmazlardan ... parsel nolu taşınmazlar 24.6.2009 tarihinde davalı mülkiyetine geçmiş ise de kiralananlardan.. parsel 30.12.2008 de dava dışı 3.kişiye satılmıştır. Bu durumda davalı sadece .. nolu parsel maliki olarak bu taşınmazlara ait kira parasını talep edebilir. Bu nedenle mahkemece, gerektiğinde yerinde keşif yapılarak kiralanan 4 taşınmazın da davacı kiracı tarafından kullanılıp kullanılmadığı, başlangıçta 4 parsel kiralanıp daha sonra bunlardan birinin dava dışı 3.kişiye satılması nedeniyle kalan 3 parselin kira parasının ne kadar olabileceği üzerinde durularak davalı malikin dava konusu 2010 Ağustos ayı kira parası olarak ne kadar kira talep edebileceğinin tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile istemin tümünün reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.