MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2012
NUMARASI : 2011/341-2012/88
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, araç kiralama sözleşmesinin tek taraflı haksız olarak feshedildiğinden bahisle, tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 01.07.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli 2 adet araca ilişkin araç kira sözleşmesinin eylemli olarak 31.01.2006 tarihinde kiraya veren tarafından feshedildiğini belirterek, sözleşme hükmü gereğince sözleşme sonuna kadar kira parası tutarı olan 23.600,00 TL nin, her iki araca logo giydirilmiş olması nedeniyle, logo giydirme bedeli 500,00 TL nin, ayrıca davalıya ait araçların kiralama işinde kullanılması sırasında yakıt teminin kiracı tarafından sağlanması sırasında, davalının fazla yakıt kullandığından ve ayrıca özel aracına da yakıt aldığından 6.381,00 TL haksız kullanılan yakıt bedelinin tazminini istemiştir. Davalı, davacının davranışları nedeniyle hizmet vermeyi kestiğini istemin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiş, Mahkemece 506,00 TL yakıt bedeline ilişkin istemin kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesi tarafından, davalının kira sözleşmesi gereğince hizmet vermeyi durdurmasının haksız olduğundan bahisle sözleşme hükümleri gereğince yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda bu kez davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına göre, davalının kira ilişkisine son vermesinde haklı olduğuna dair temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davalının tazminat miktarına ve tazminat hesaplanmasına ilişkin itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 01.07.2005 başlangıç tarih bir yıl süreli 2 adet aracın davacıya kiralanmasına ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde, sözleşme gereğince araç başına kiraya verene 2000,00.-TL+KDV ödeneceği, araçlar üzerinde City Logistic logosu bulundurulacağı ve araçların en az bir yıl çalışması kaydıyla araçların logo giydirme bedelinin kiracı tarafından karşılanacağı, araçların tahsis edilen sözleşme süresinden önce geri alınması halinde kiraya verenin kira sözleşmesi süresi bitimine kadar olan zaman dilimindeki “aylık maliyeti” ve araçlara giydirilen logonun maliyetini karşılamakla yükümlü olduğu kararlaştırılmıştır.
Bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporunda, bozma doğrultusunda kira sözleşmesi 31.01.2006 tarihinde davalı kiraya veren tarafından sona erdirildiğinden bahisle aylık 4.720,00 TL kira bedeli üzerinden beş aylık kira bedeli olan 23.600,00 TL ile her iki araca ait logo giydirme bedeli olan 500,00 TL'nin sözleşme hükmü gereğince talep edebileceği, ayrıca fazladan alındığı iddia edilen yakıt bedeli olan 6.381,00 TL'yi de, davalının talep edebileceği açıklanmıştır.
Kira sözleşmesinde kiralanan araçların sözleşme süresinden önce geri alınması halinde sözleşme süresi bitimine kadar olan zaman dilimindeki “aylık maliyet'in” kiraya veren tarafından talep edilebileceği belirtilmiş olup. aylık maliyetten ne anlaşılacağı hususununda taraflar arasında uzlaşma yoktur. Bu nedenle “Aylık Maliyet” ibaresinin kalan aylar kira parası olarak kabulü mümkün değildir. “Aylık Maliyet” kavramının sözleşmenin süresinden önce sona erdirilmesi nedeniyle davacının katlanmak zorunda kaldığı taraflar arasındaki kira sözleşmesi yapılmış olması nedeniyle artan maliyetler olarak kabulü gerekir. Buna göre davalının kira sözleşmesini sona erdirmesi nedeniyle davacı yeniden araç kiralamak zorunda kaldığı ve araçların daha yüksek maliyetle kiralandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Aylık maliyetin her iki sözleşme arasındaki fark üzerinden hesaplanarak hükmedilmesi gerekirken, sözleşmede açıklık olmamasına rağmen sözleşme sonuna kadar olan kira parasına göre tazminat hesaplaması yapılarak tazminat miktarı belirlenen ve bu nedenle karar vermeye yeterli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan davacı, kiralanan araçlarda yakıt alımında kullanılmak üzere davalıya teslim ettiği ve bedelinin kendisi tarafından ödendiğini belirttiği yakıt fişlerinin davalı tarafından araçların özel işlerinde kullanıldığı sırada ve ayrıca kira sözleşmesine konu olmayan özel aracına yakıt alınırken de kullanıldığı böylece fazladan 6.381,00 TL yakıt bedeli ödemek zorunda kaldığını iddia etmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fazladan ödediğini iddia ettiği miktarın fazladan ödeme olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davalı, davacının iddia ettiği fazladan yakıt bedeli ödemesini kabul etmemiştir. Bu durumda bilirkişinin öncelikle dosyaya sunulan deliller çerçevesinde davalı tarafından kiralama konusu araç dışında veya kiralama sözleşmesine konu araç ile özel işlerinde kullanılmak üzere yakıt alınıp alınmadığı, alınmışsa davacının iddia ettiği miktarda fazladan yakıt alınıp alınmadığı değerlendirilerek zarar miktarını belirlemesi gerekmektedir. Bilirkişi raporu zararın hesaplanma şekline ve varlığına yönelik bir değerlendirme içermediğinden bu yönden de karar vermeye yeterli değildir.
Mahkemece, dava konusu edilen tazminat kalemleri yönünden yukarıda belirtilen hususlarında değerlendirildiği, tarafların Mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak ve mahkemece verilen ilk kararın davalı tarafından temyiz edilmediği de nazara alınarak usulü kazanılmış haklara riayet edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy