MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 20/03/2012
NUMARASI : 2011/646-2012/110
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, uçak kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacak, karşı dava ise istirdat istemine ilişkin olup mahkemece her iki davanın da reddine karar verilmiş, hüküm davacı- karşı davalı ve davalı-karşı davacı tarafından temyiz etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait olan A-310 uçağın 28.06.2007 tarihinde '' Aircraft Charter Agreement '' anlaşması ile müvekkili tarafından kiralandığını, aynı uçağın uçuş seferlerinin ise müvekkili tarafından dava dışı . turizm Seyahat acenteliği Ltd. Ş satıldığını, davalı şirkete ait olan ve müvekkili Atlasjet adına uçuş yapan bu uçağın 07/07/2007 tarihinde Kazakistan/Almatı Havalimanında Almatı-Antalya seferini yapmaktayken tam kalkış esnasında arızalandığını, arıza sebebiyle uçağın kalkış yapamadığını ve teknik olarak da uçamaz hale geldiğini, bu nedenlerle ve bundan sonraki tarihlerde ... limitet şirketine satılan uçuşların bu şirketin kiraladığı uçaklarla yapıldığını veya yapılamadığını ve seferlerin iptal edildiğini, ayrıca arıza esnasında uçakta yangın olduğu endişesi ile iniş sırasında çok sayıda yolcunun yaralandığını,uçağın arızalanması sebebiyle müvekkili şirket ile dava dışı ..... Şti. nin kar ile prestij kaybı ve ciddi boyutta maddi zararının olduğunu, uçağın arızalanması sonucu müvekkilinin davadışı .... Ş 180.000-USD ödeme yaptığını, ayrıca uçaktaki yolcular tarafından müvekkiline tazminat davalarının açıldığını ve davaların halen devam ettiğini, bir kısım yolcuların zararlarının yüksek meblağlı ödemeler karşılığında dava açılmaksızın giderildiğini, bu olayın basında da yer aldığını ve müvekkili şirketin isminin zarar gördüğünü,davalı şirketin kendilerine ait uçaktaki arıza sebebiyle sorumlu olduğunu, davalının müvekkilinin uğradığı zararlara mahsuben 70.493,00-USD lik ödemede bulunduğunu, ancak davalı tarafın 109.507,00- USD lik bakiyeyi 16.9.2008 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameye rağmen müvekkiline hiçbir neden göstermeksizin ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 109.507,00-USD nin temerrüt tarihi itibariyle en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili , taraflar arasında yapılmış bulunan uçak kiralama anlaşması ile müvekkiline ait uçağın ekibi ile birlikte davacı firmaya kiraya verildiğini, ancak davacı vekilinin de belirttiği gibi kiralanan uçağın tam kalkış esnasında arıza sinyali vermesi üzerine, pilotun kalkışı yapmayarak acil frene basması sonucunda arızalandığını ve teknik olarak uçamaz hale geldiğini,müvekkilinin uçağın Türkiye'ye getirilmesi ve uçak personelinin konaklama masraflarıyla tahliye esnasında yaralanan yolcuların tedavisi için gider yaptığını beyan eden davacıya 70.493,-USD'lik ödeme
yaptığını, olayın yurtdışında gerçekleşmesi nedeniyle uluslar arası hukukun uygulanacağını, buna göre teknik arıza nedeniyle uçağın uçamaması halinin mücbir sebep olduğunu, uçuşun gerçekleşmemesi nedeniyle zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını hukukumuzda bu durumun fiili imkansızlık olarak nitelendiğini fiili imkansızlık nedeniyle akdin yerine getirilmesi mümkün olmadığından davacının zarar ziyan talep etmesinin usulsüz olduğunu, bu durumda herkesin edindiklerini geri vereceğinden davalının gerçekleşmeyen uçuşla ilgili kira ücretini almadığından iadesi gereken bir borcunun da olmadığını,kaldı ki kira sözleşmesine göre uçuşun teknik bir sebeple yapılamaması halinde kiraya verenin alternatif uçak temin etme yükümlülüğünün bulunmadığını, dolayısıyla davacının yapılamayan uçuşu başka bir havayoluna ait uçakla yapması sonucunda fiyat farkı oluştuğundan bahisle zarar talebinde bulunmasının yasaya aykırı olduğunu,esasen asıl taşıyıcı olan davacı firmanın taşımayı üstlendiği dava dışı ..Turizm Seyahat Acentalığı Ltd. Şti'nin yolcularını uluslararası kurallarla belirlenen bekleme süresi içerisinde (uçağın tamir süresi) hava aracı temin ederek bu süre sonunda taşımak zorunda olduğunu, dolayısıyla uluslararası kurallardaki bekleme süresinden sonra yolcuların taşınmasından kaynaklanan zarar ziyan talepleri nedeniyle davacının rücu talebinde bulunmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, süresinde açtığı karşı davasında ise arızalanan uçağın Kazakistan 'dan Türkiye 'ye getirilebilmesi için gümrüğe para ödendiğini, uçak ekibinin otel, konaklama, transfer ve yemek masraflarını karşıladığını beyan eden davacı şirketin talebi üzerine müvekkili tarafından 70.493,00-USD lik ödemenin yapıldığını, yapılan bu ödemeye ilişkin dayanak belgelerin davacı tarafından müvekkiline gönderilmediğinden müvekkili tarafından fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığını belirterek müvekkili şirketin ödemesi gereken zararın tespiti ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 12.000-USD fazla ödemenin ödeme tarihinden itibaren ticari faizleriyle birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevabında;fazla ödeme yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, davacı tarafından yapılan harcamaların belgeleriyle açıklandığını,talebin bir yıllık zaman aşımına uğradığını ileri sürerek karşı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece , uçağın teknik arıza nedeniyle uçamadığı sabit olmakla gerek taraflar arasındaki sözleşmenin üçüncü maddesine göre gerekse genel hükümlere göre bu durumda arızayı giderme yükümlülüğünün kiracıda olduğu , kiracının bu nedenle yaptığı masrafları kiraya verenden isteyemeyeceği kanaatine varılarak asıl davanın reddine, karşı davanın ise TTK 23/2 maddesi gereği süresinde itiraz edilmeyip ödenmesi nedeniyle dayanak fatura kesinleşmiş olduğundan reddine karar verilmiştir.
1-Davacı-karşı davalının temyiz itirazları incelendiğinde ;
Taraflar arasında 01.07.2007 başlangıç – 08.07.2007 bitiş tarihli uçak kiralama sözleşmesi ile davalıya ait uçağın mürettebatı ile birlikte davacıya kiralandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Kira ilşikisi devam ederken 07.07.2007 tarihinde uçağın tam kalkışa geçtiği sırada göstergenin motor arıza sinyali nedeniyle pilotun uçuştan vazgeçerek ani frenleme suretiyle uçağı durduğu, bu şekilde uçuşun iptal edildiği, kira ilişkisinin bu şekilde sona erdiği,18.07.2007 tarihinde uçağın ekibiyle birlikte yolcusuz olarak İstanbul'a döndüğü anlaşılmaktadır. Davada çözümü gereken uyuşmazlık, kira ilişkisinin bu şekilde sona ermesi nedeniyle davacı- kiracının uğramış olduğu zararlardan davalı- kiraya verenin sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. Kira sözleşmesinin özel koşullar 3.maddesinde herhangi bir teknik iniş gerekecek olursa bunun tüm maliyetlerinin davacıya ait olacağı kararlaştırılmıştır. Davalı, bu hükme göre davacının oluşan zararı isteyemeyeceğini ileri sürmektedir. Bu durumda uçuşun iptal edilmesine neden olan olayın sözleşmenin 3. maddesi kapsamında teknik iniş gerekecek nitelikte bir olay olup
olmadığının uzman bilirkişi heyeti tarafından tespit edilmesi gerekir. Mahkemece bilirkişi heyetinden rapor ve ek raporlar alınmışsa da bu raporlarda daha çok defter incelemesi ve mali yönden değerlendirme yapıldığı, sözleşmenin 3. maddesi çerçevesinde bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece uçuş iptaliyle ilgili değerlendirme yapabilecek üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden olayın sözleşmenin 3. maddesi çerçevesinde '' teknik iniş '' sayılıp sayılmayacağı hususunda rapor alınarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken bu konuda yeterli değerlendirme içermeyen bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle karar verilmesi hatalıdır.
2-Davalı-karşı davacının temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı tarafından uçuş iptali nedeniyle oluşan zararın 20.9.2007 tarihli 70493 Dolar bedelli fatura ile davalıdan istendiği, davalının 26.10.2007 tarihinde fatura miktarını ödediği ve defterine de kaydettiği anlaşılmaktadır. Davalı–karşı davacı, her ne kadar fatura bedelini ödemişse de harcamaların belgelerinin ibraz edilmediğini, fazla ödeme yaptıklarını ileri sürerek zarar miktarının tespitini ve fazla ödenen kısmın istirdadını istemektedir. Faturaya itiraz edilmemiş olması, borcun kabul edildiği anlamına gelmez. Alacaklının, alacağını ispatlaması gerekir. Karşı davalı tarafından fatura kapsamının uçağın Kazakistan'dan çıkarılabilmesi için gümrüğe ödenen 24000 Dolar, Saga ekibinin otel konaklama ve transfer ve yemek masrafları 31830 Dolar, uçağın İstanbul'a kalkışı için ödenen havalimanı masrafları 26180 Dolar, Saga uçağı için ödenen diğer masraflar 12000 Dolar, arızalanan uçakla gerçekleştirilmesi gereken iki uçuşun başka havayolu ile yapılması nedeniyle oluşan zarar 85990 Dolar olarak açıklamıştır. Bu durumda öncelikle yukarıda birinci bentte belirtildiği şekilde oluşan zarardan davalı- kiraya verenin sorumlu olup olmadığı tespit edildikten sonra davacı-kiracının kapsamını bildirdiği zarar kalemlerini usulünce ispatlayıp ispatlamadığı üzerinde durularak sonucuna göre karşı dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile karşı davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy