MAHKEMESİ : İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/04/2013
NUMARASI : 2012/994-2013/381
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun ödeme emrine itirazında taraflar arasında akdedilmiş kira sözleşmesi bulunmadığını ileri sürse de davalı borçlu aleyhine başlatılan önceki icra takibine itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini bu durumda davalı borçlunun kira ilişkisinin varlığını kabul etmiş sayılması gerektiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili,taraflar arasında yazılı ya da sözlü kira sözleşmesinin bulunmadığını, taşınmazın davacıya geri alınmak üzere satıldığını, bu süreçte de taşınmazda ikamet edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı alacaklı, 18.05.2012 tarihinde başlattığı icra takibiyle 26.08.2010 başlangıç tarihli, sözlü kira sözleşmesine dayanarak 2011 yılının Ağustos ila 2012 yılının Nisan ayları arası aylık 500,00 TL.den kira alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında akdedilmiş bir kira sözleşmesinin bulunmadığını belirterek borca itiraz etmiştir. Taraflar arasındaki kira ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir. Davacı, dosyaya ibraz ettiği delillerle iddiasını ispatlayamamış ise de; dava dilekçesinde “her türlü yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayandığına göre mahkemece taraflar arasındaki kira ilişkisinin ispatı bakımından davacıya, davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy