MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2013
NUMARASI : 2011/1262-2013/270
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira artış şartından kaynaklanan fark kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili davalının 01.07.2006 başlangıç tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, sözleşmedeki kira parasının aylık 10.000 TL olup her yıl artış koşulu uyarınca arttırılacağını, davalının kira parasına son iki yıl artış uygulamadığını ve 2011/Temmuz ayı kirasını ödemeksizin kiralananı 21.07.2011 tarihinde tahliye ettiğini belirterek Temmuz ayı kira parası olan 13.235 TL ve artış koşulundan kaynaklanan fark kira alacağı olan 24.000.-TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 18.09.2012 tarihli duruşmada alınan imzalı beyanında; açtıkları davanın alacağın 24.000 TL'lik kısmına ilişkin olduğunu bildirmiştir. Davalı vekili ise; Kiralananın davacının isteği doğrultusunda 15.07.2011 tarihinde tahliye edildiğini, tahliye tarihine kadar olan kira paralarının artışları ile birlikte ödendiğini,ancak 2009-2010 döneminde artış yapılmayacağına ilişkin taraflar arasında yazılı anlaşma yapıldığını, aynı durumun 2010-2011 dönemi için de geçerli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece uyuşmazlığın artış koşulu uyarınca kira farkı alacağına ilişkin olduğu, 01.07.2009-30.07.2010 dönemi kira artışı yapılmayacağının taraflar arasında yazılı olarak kararlaştırıldığı, bu nedenle davacının bu döneme ilişkin kira farkı isteyemeyeceği, 01.07.2010-30.06.2011 dönemi ise artış yapılmadan ödenen tutarların davacı tarafından ihtirazı kayıt ileri sürülmeden alındığı bu durumda davacının kira farkı talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının 01.08.2010-30.06.2011 dönemi kira farkı alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.07.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kira parası aylık 10.000 TL olup sözleşmenin 7.maddesinde; kira parasının yıllık Üfe-Tefe ortalaması oranında arttırılacağı kararlaştırılmıştır. Davacı 08.07.2011 tarihli icra takibinde 13.250 TL olarak ödenmesi gereken 2011/Temmuz ayı kira parası ve sözleşmedeki artış şartından kaynaklanan son iki yıla ilişkin kira farkı alacağı olan 24.000 TL nin tahsilini istemiştir. Davalı ise 01.07.2009-30.07.2010 döneminde kira artışı yapılmayacağına ilişkin davacının imzasını içeren yazılı belgeyi dosyaya ibraz etmiştir. Artış koşulunun uygulanmayacağı dönemde ödenen kira parası 12.035 TL olup, ödenen bu bedele 01.08.2010 tarihinden itibaren artış talep edilip edilemeyeceği uyuşmazlığın konusunu oluşturmaktadır. Kira parasına artış uygulanmayacağına ilişkin taraflar arasındaki kararlaştırma 01.07.2009- 30.07.2010 dönemi ile sınırlı olup takip edilen kira döneminde artış yapılmayacağına ilişkin yazılı bir belge ibraz edilmemiştir. Takip eden dönemde kira paralarının davalı tarafından alacaklının banka hesabına artışsız olarak ödenmesi ve ödenen tutarların ihtirazı kayıt ileri sürülmeden alınmış olması davacının artış koşulundan vazgeçtiği ve taraflar arasında bu yolda zımni bir anlaşma olduğu şeklinde yorumlanamaz. Mahkemece, belirtilen bu yönler ve artışlı kira parasının 12.235 TL olduğuna ilişkin davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki açıklamaları da dikkate alınarak 01.08.2010-30.06.2011 dönemi kira farkı alacağı hakkında bir karar verilmesi gerekirken hukuksal dayanağı olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy