MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiracılığın tesbiti
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiracılığın tesbiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracılığın tesbiti ile muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde taşınmazda 01.07.2005 başlangıç tarihli bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, davalının kira süresinin dolduğundan bahisle 01.11.2010 tarihinde taşınmazın tahliyesini istediğini, kira sözleşmesinin ihale ile kurulmadığını, taşınmazın musakkaf nitelikli olduğunu, sadece 6570 sayılı Yasada sayılan sebeplerle tahliyenin istenebileceğini, tahliye koşullarının oluşmadığını belirterek kiracılığın 01.11.2010 tarihinde bitmediğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili ise kiralama işleminin 13.08.1992 tarihli ihaleyle yapıldığını, 2886 sayılı Yasaya göre kira süresinin dolduğunu, davacının fuzuli işgalci olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Hükme esas alınan 01.07.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı vekili tarafından kiralama işleminin 13.08.1992 tarihli ihale ile yapıldığı savunulmuşsa da dairemizin geri çevirme kararı üzerine davalının ibraz ettiği belgelere göre dava konusu 41 nolu dükkanını aynı yerdeki diğer dükkanlarla birlikte 13.08.1992 tarihinde İhaleye çıkarıldığı ancak ihaleyi alan kişilerce yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle ihale dışı bırakıldığı, daha sonraki tarihlerde dükkanla ilgili kira sözleşmelerinin imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 2886 sayılı Yasaya göre kurulmadığı anlaşıldığından ve taşınmazın niteliği gereği uyuşmazlığın 6570 sayılı yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un 11. maddesine göre kiracı, kira süresinin bitiminden en az onbeş gün önce kiralananı tahliye edeceğini yazı ile bildirmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla bir yıl uzamış sayılır. Sözleşme süre sonunda kiracı tarafından feshedilmediğinden yıldan yıla uzadığının kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece kira süresinin son olarak 01.07.2010 tarihinden itibaren bir yıl süreyle uzadığı gözardı edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 23/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy