MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2013
NUMARASI : 2010/252-2013/156
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından açılan kira sözleşmesinin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle tazminat istemidir. Mahkemece kiraya veren B.. Y..nin tüzel kişiliği olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceğinden, Site yöneticisi olan diğer davalılar yönünden ise sözleşmeyi yönetici sıfatıyla imzaladıklarından kendilerine husumet yöneltilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından davalı B.. Y..ne husumet yöneltilebileceğinden bahisle temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 01.11.2008 başlangıç tarihli iki yıl süreli kiraya vereni Batıpark Sitesi Yönetimi, kiracısı H.. C.. olan kira sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kat Mülkiyeti Kanununa tabi taşınmazdaki ortak alan niteliğindeki sosyal tesislerin işletilmek üzere davacıya kiraya verildiği tarafların kabulünde olduğu gibi dosyada mevcut tapu kaydına göre de, kiralananın içinde bulunduğu davalı yönetimindeki taşınmaz, kat mülkiyeti kurulmuş,531 adet bağımsız bölümden oluşan sitedir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 35.maddesinde yöneticiliğin görevleri sayılırken (i) bendinde; “Kat mülkiyetine ilişkin borç ve yükümlerini yerine getirmeyen kat maliklerine karşı dava ve icra takibi yapılması” görevi de bulunmaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununda 14.11.2007 tarih ve 5711 sayılı Kanunla değişiklik yapılmış ve toplu yapılara ilişkin bir kısım özel hükümler getirilmiştir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu 38.maddede yapılan değişiklikle; Kat malikleri kurulu, ada temsilciler kurulu veya toplu yapı temsilciler kurulu kararlarının iptaline ilişkin davalarını kat maliklerini temsilen yöneticiye, toplu yapılarda ise ada temsilciler kurulu veya toplu yapı temsilciler kurulunca seçilen yöneticiye husumet yönetilmesi suretiyle açılabileceği, yöneticinin açılan davayı bütün kat maliklerine ve ada veya temsilciler kuruluna duyuracağı, kurul kararlarının iptali halinde bu konudaki yargılama giderinin ortak giderlerden karşılanacağı, 74.maddesinde; bu bölümde öngörülen özel hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanunda yer alan bütün hükümlerin toplu yapılar hakkında da aynen veya kıyas yoluyla tatbik edileceği açıklanmıştır. Taraflar sözleşme niteliğindeki yönetim planı ile bağımsız bölüm maliklerine burada belirtilen hizmetlerin en iyi bir şekilde götürülmesi, site ile ilgili iş ve işlemlerin bir elden yürütülmesi, hizmetlerin ifasının sağlanması, ortak yaşam amaçlarının gerçekleşmesi için birbirlerine karşı çeşitli edimler üstlenmişlerdir.
Hal böyle olunca; yönetim planı tüm bağımsız bölüm malikleri için bağlayıcı nitelikte bir sözleşme olduğundan; davacının, site yönetimi ile imzalanan kira sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle site yönetimine karşı açtığı davada, davalı site yöneticiliğinin sözleşmeden kaynaklanan temsil görevi kapsamında pasif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü zorunlu olmaktadır.
Yargıtay’ın istikrarlı görüşü de bu doğrultuda olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.11.2000 gün ve 2000/13-1314-1606 sayılı ilamı; 08.11.2006 gün ve 2006/12-682-682 sayılı ilamında da bu ilkeler aynen benimsenmiştir. Bu nedenle davalı B.. Y.. hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının, davalı Site Yönetimi hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy