MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/05/2013
NUMARASI : 2012/298-2013/271
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira parasının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde; Kendisine ait dükkanda kiracı olan davalının, 26.03.2012 tarihinde kiralananı tahliye ettiğini, dükkana hasar verdiğini, üç buçuk aylık kira alacağı olduğunu, İzmir 9. İcra müdürlüğünün 2012/8236 nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, 4.025 TL kira alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı, 20.05.2013 tarihli celsede özetle yanlış icra dosyası bildirdiğini, bu dosya ile bağlantısı olmadığını, dosya numarasını bilmediğini, ancak icra takip dosyasını tevzide aldığını, sonradan icraya götürmediğini çünkü karşı tarafın ödeyeceğini beyan ettiğini, ayrıca davalı yana ödeme emrinin gönderilmediğini, dosyanın kendisinde olduğunu, takip dosyasını icrada işleme koyacağını ödeme emrinin tebliğinden sonra karşı yanca itiraz edilirse dava açacağını, bu nedenle bu hakkı saklı kalmak şartı ile davadan feragat ettiğini çünkü itirazın iptali şartlarının bu davada oluşmadığını bildirmiştir. Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 4. maddesinde '' Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler '' düzenlemesiyle sulh hukuk mahkemelerinin görevi belirlenmiş, yine aynı Kanun'un 1. maddesinde '' Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir '' hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda görev kurallarının yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağı, görevli mahkemenin de Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy