MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/05/2013
NUMARASI : 2012/542-2013/730
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 5.189,01 TL asıl alacak ve 75 TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik olmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Taraflar arasında düzenlenen 05.09.2009 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesine göre davalının taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu, aylık 1059 TL'den 2011 yılının Ekim ayından itibaren kira bedelleri ödenmediğinden sözleşmenin 18. maddesine göre muacceliyet koşulunun gerçekleştiğini, bu nedenle 04.01.2012 tarihinde başlattıkları takipte 2011 yılının Ekim ayından itibaren 2012 yılının Eylül ayına kadar ödenmeyen ve muaccel olan kira bedellerinin tahsilini istediklerini, davalı kiracının anahtarı notere bırakarak bu durumu 03.02.2012 tarihinde bildirdiğini, kira parasının tahsili için yapılan icra takibine davalının haksız ve dayanaksız şekilde itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini, davalının % 40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, 02.09.2009 tarihinde taşınmazın tahliye edildiğini, bu durumun da davacıya gönderilen ihtarname ile bildirildiğini, taşınmazın tahliye edilmesine rağmen kira bedelinin tahsilinin istenmesinin kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 05.09.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralanan taşınmazın anahtarları notere bırakılmak suretiyle tahliye edildiği ve bu durumun 03.02.2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda, kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davalı kiraya verenin bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapması gerekir. Aksi halde hakim tarafından tenkise tabi tutulur. Bu nedenle davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinde ise kiracının kiralananı boşaltmak istediği takdirde en az bir ay evvelinden mal sahibine bildireceği düzenlenmiştir. Bu durumda taraflar bu süreyi bir ay olarak kararlaştırmışlardır. Mahkemece kiralananın boş kaldığı bir aylık süreye ilişkin kira bedeli yönünden de takibin haklı olduğu gözetilerek itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek sadece tahliye tarihine kadar olan kira bedelleri yönünden itirazın iptaline karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda ( 2 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 02/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy