MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın tahliyesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi sebebiyle, kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalıya 13 örnek ödeme emri 07.05.2013 tarihinde, adresinde bulunmadığından bahisle Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Davalı duruşmada, icra tebligatından haberi olmadığını savunmuş, ancak icra mahkemesinde şikayet yoluyla tebliğ tarihini düzelttirdiğini ileri sürmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.03.2005 gün, 2005/6-190-220 sayılı kararı doğrultusunda, İcra Mahkemesi ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlüğü kendiliğinden nazara alamaz. Bu durumda 07.05.2013 tarihinde yapılan tebligatın kesinleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, kesinleşen takip üzerine yasal sürede ödemenin yapılıp yapılmadığı üzerinde durularak ve işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ödeme emri tebligatının usulsüz yapıldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy