MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/05/2013
NUMARASI : 2012/954-2013/327
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanma tazminatı ve tamirat süresince yoksun kalınan kira kaybı istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 16.490,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, bilirkişi raporunda hesap edilen tazminatın KDV hariç olduğuna ilişkin bir açıklama içermemesine göre davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin bilirkişi tarafından hesap edilen tazminat miktarına ve davacının paydaş sıfatıyla takip yaptığından bahisle payı oranında tazminat talep edebileceğine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının 01.01.2002 tarihli kira sözleşmesi ile davaya konu dükkan ve bitişiğindeki dükkanda kiracı olduğunu, her iki dükkanı aradaki duvarı kaldırmak suretiyle kullanan davalının kiralanan dükkanlardan birisi olan davaya konu dükkandan Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/160 E. sayılı davasında verilen tahliye kararı neticesinde 14.06.2012 tarihinde icra kanalı ile tahliye edildiğini, icra tutanağında da belirtildiği üzere kiralananı kullanılmaz halde teslim ettiğini, şifahi olarak kiralananın eski hale getirilmesi bedelini ve bu süre zarfındaki kullanamama bedelini ödeyeceğini belirttiğini, buna rağmen eski hale getirmediğini, kiralananın kullanılmaz halde olduğunu belirterek, bilirkişi tarafından hesap edilen 19.400,00 TL ve KDV'si ile kiralananın 3 aydır kullanılamaması nedeniyle 81.776,67 TL kira parasının tazminini istemiştir. Davalı vekili müvekkilinin kiralananı eski hale getirme yükümlülüğü olmadığını, kiralanandaki delil tespitinde tespit edilen yıpranmaların ise olağan kullanımdan kaynakladığını, delil tespit raporunun yeterli olmadığını, ayrıca 3 aylık kira parasını talep edemeyeceğini taraflar arasında bu konuda anlaşma olmadığını, delil tespitinde dahi 15 günlük tamirat süresi öngörüldüğü belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece bilirkişi raporundaki hasar bedeli olarak belirtilen 16.490 TL yönünden davanın kabulüne fazlaya ilişkin isteminde reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan kira sözleşmesi, taşınmazdaki davaya konu 2 no'lu bağımsız bölüm ile dava konusu olmayan 1 no'lu bağımsız bölüm malikleri tarafından kiraya verilmiş olup davacının davaya konu 2 no'lu bağımsız bölüme ilişkin olarak tek başına kiraya veren sıfatı olmadığı gibi tapu kaydına göre de dava konu bağımsız bölümde 3/6 paya sahip olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim davacı tarafından daha önce Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2008/160 E. sayılı dosyasında tek başına açılan ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının da, diğer paydaşların muvafakati ile sonuçlandırıldığı dosya içerisindeki Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin dosyasının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı gerek hor kullanma tazminatı gerekse de tamirat süresine ilişkin tazminatı, payı oranında talep edebilir. Mahkemece bu hususu üzerinde durulmaksızın hesap edilen tazminat miktarının tamamına hükmedilmesi doğru değildir.
Delil tespitinde bilirkişi binanın ön cephesi orta kısımındaki 2 kolon arasındaki boşluk 6.80 m2 dekoratif tuğla ile örüldüğünden bahisle, “dükkanın ön kısmındaki 2 kolon arasındaki duvarın yıkılarak yerine demir doğrama camekan yapılması maliyeti” olarak 5500,00 TL olarak hesap edilmiş, olup söz konusu kısma yönelik olarak, davalı vekili müvekkilinin bu kısıma yönelik müdahale olmadığını kiralanın bu şekilde kiralandığını iddia etmiştir. bilirkişinin bu alandaki demir doğramalı camekanın davalı tarafından kaldırıldığına ilişkin bir tespiti olmayıp tespiti iki kolon arasındaki boşluğun dekoratif tuğla ile örülü olduğuna ilişkindir. Davacı da söz konusu alanda kiralama öncesinde demir doğrama camekan olduğunu ve davalının bu kısma müdahale ettiğini, kanıtlayamamıştır. Bu nedenle davacının bu kısımda yapacağı değişiklikten davalının sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi karara esas alınan bilirkişi raporunda, delil tespitindeki belirlenen zararlar çerçevesinde hesaplama yapılmış olup, delil tespitinde bilirkişi kiralananın bodrum kısmının kilitli olması nedeniyle görülmediğini ancak tespit isteyenin beyanına göre içeride atık malzemeler bulunmasına göre atık maddelerin atılması bedelinin 1500 TL olacağını belirtmiştir. Davacı bodrum katında atık malzeme olduğu iddiasını kabul etmediğine ve davacı tarafından da buna ilişkin başkaca delil sunmadığına göre sırf davacının beyanı esas alınarak içeride olduğu kabul edilen atıkların atılması bedeline tazminat olarak hükmedilmesi isabetli değildir.
3-Davacının tamirat süresine ilişkin tazminat taleplerinin reddine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Kiralananın hor kullanılması halinde taşınmaz maliki veya kiraya veren kiralananın tamiri için gereken süre kadar tazminat talep edebilir. Nitekim bilirkişi taşınmazın hor kullanma nedeniyle 15 gün içinde tamir edileceğini belirtmiştir. Davacının kiralananın kullanılmaz olması nedeniyle talep ettiği tazminatta tamirat süresine ilişkin kira kaybı mahiyetinde olup mahkemece fazlaya ilişkin istemlerinin reddine denilerek, tamirat süresi kadar kira kaybına yönelik davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 2 (İki) no'lu bentte yazılı nedenlerle Davalı vekilinin, 3(Üç) no'llu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 02.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy