MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, depozito bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında 01/05/2010 başlangıç tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesi ile 4 katlı villanın kiralandığını, mecurdaki aşırı rutubet nedeni ile mecurun fiilen oturulamaz durumda olduğunu, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, kira sözleşmesi ile verilen 6000 TL depozitonun iade edilmediğini belirterek sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile depozito bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında; rutubet ve nemden dolayı evin kullanılmaz hale gelmesinde kusurun kiracı davacıya ait olduğunu, evdeki rutubetin davacı kiracının binanın rogarını tıkamasından kaynaklandığını, davacının 31/12/2010 günü evi boşalttığını, ancak 15/02/2011 tarihinde yeni kiracı bulunabildiğini, davalıdan tahliye tarihine kadar 3700 TL, tahliye tarihinden sonra ise yeniden kiraya verildiği tarihe kadar geçen süre için 4500 TL olmak üzere toplam 8200 TL kira alacağı ve kiralananın zarar görmesi nedeni ile yaptığı masraflar nedeni ile alacaklı olduğunu, takas ve mahsubunu talep ettiğini, davacının bahçe düzenlemesi ve balkon demiri için yaptığını iddia ettiği bedelleri kiradan düştüğünü, bunlara muvafakatının olmadığını, belirterek davanın reddine savunmuştur. Mahkemece davacı kiracı tarafından yaptırılan delil tespiti sonucunda kiralanandaki küf ve rutubetin sebebinin binanın temeline ilişkin ayıplı imalattan kaynaklandığı, davalı tarafından yapılan masrafların davacının kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve taşınmazın kullanıma elverişsiz hale gelmesinde davacının sebebiyet verdiği hususunun ispatlanamadığı, davacının haklı sebeple kira akdini feshettiği depozitonun iadesinin gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Depozito, kiralayanın muhtemel zararlarının teminatı olarak kiracı tarafından verilen bir tür güvence bedelidir. Bu nedenle depozito bedelinin iadesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunması halinde, depozitonun iade edilmemesini haklı kılacak sebeplerin olup olmadığı, iade edilecekse ne miktarda iadesi gerektiği mahkemece değerlendirilerek belirlenmesi gerekir.
Taraflar arasında 01/05/2012 başlangıç tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği, davalının taşınmazı 31/12/2010 günü tahliye ettiği, depozito miktarı olarak 6000 TL nin kiralayana verildiği çekişmesizdir. Sözleşmenin özel şartlar 8. maddesinde kiracı çıkmak isterse veya çıkarılırsa kiralanan yere yapmış olduğu tadilatlardan hak talep
edemeyeceği sökemeyeceği, zarar veremeyeceği, mal sahibi tarafından istenilen değişiklikleri de yapmayı kabul edeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmede kiracı tarafından kiralanana yapılan masrafların kira bedelinden mahsup edileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacı kiracının talebi üzerine ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/237 Değişik İş sayılı dosyasında 27/10/2010 tarihinde İnşaat mühendisi bilirkişi ile yapılan delil tespiti sonucu dosyaya sunulan bilirklişi raporunda; kiralanan binanın bodrum katı 3 cephesinin zemin kata kadar toprak dolgu olarak yapıldığını, binada içine girilemeyecek rutubet ve küf kokusu tespit edildiğini, duvarlarda oluşan boya ve sıva hasarlarının ve binadaki rutubet ve küf kokusunun giderilebilmesi için duvarlara gelen suyun engellenmesi gerektiğini, rutubetin giderilmesi için binanın 3 cephesindeki toprak dolguların temel alt seviyesine kadar açılması, gerekli drenaj ve yalıtım yapıldıktan sonra bu kısımların kapatılması neticesinde ancak içeri giren suyun önlenebileceği belirtilmiştir. Geri çevirme kararı sonucunda getirtilen delil tespiti dosyası incelendiğinde delil tespitinin davalı kiralayanın yokluğunda yapıldığı, bilirkişi raporunun da kiralayana tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş, davacı ve davalının iddia ve savunmaları doğrultusunda konusunda uzman bilirkişilerle birlikte mahallinde keşif yapılarak feshin haklı veya haksız olduğu tespiti, kiracının kiraya mahsuben yaptığını ileri sürdüğü masrafların da yerinde değerlendirilerek bu konuda tarafların tüm delillerinin toplanması, kiralayanın savunmasında belirttiği kira alacağı ve kira tazminatı konusunda da değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken kiralayanın yokluğunda yapılan delil tespiti sonucunda kiralayana tebliğ edilmeyen bilirkişi raporuna atıfla eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy