MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacılar adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar tarafından sunulan 23/05/2011 tarihli dava dilekçesinde, davaya konu ... parsel sayılı taşınmazın paydaşı ...’ın payını davalıya sattığı belirtilerek önalım hakkı nedeni ile davalıya satılan payın adlarına tesciline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ise taşınmazı 2005 yılında satın aldığını ancak tapuda 2010 yılında devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazda, paydaşlardan birisinin payını üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyetin oluşması ile doğar ve satışla kullanılabilir hale gelir. Yasadan doğan bu hak bazı istisnai hallerde kullanılamaz.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip, her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince; davaya konu 234 nolu parsel tarla niteliğinde 145.650,84 m2 yüzölçümünde olup, davalı ... davaya konu 1222/34963 payı 07/05/2010 tarihinde dava dışı Mahmut Yıldız’dan 2000 TL bedelle satın almıştır. Yargılama sırasında 27/06/2011 tarihli duruşmada davacılardan ...’ın beyanında aralarında fiili taksim
yaptıkları için ...’ın hissesinin orta kısımda kalan yola cephesi olmayan bölüm olduğunu, bu sebeple fiyatının düşük olduğunu belirtmiş, davalı vekili de temyiz dilekçesinde fiili taksim savunmasında bulunmuştur. Fiili taksim savunması davanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden mahkemece yukarıdaki esaslar doğrultusunda eylemli paylaşmanın var olup olmadığı üzerinde durularak, eylemli paylaşmaya ilişkin davalının bu yönde göstereceği deliller toplanarak varsa davacının karşı delilleri de istenip, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Kabule göre de, önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Mahkemece önalım bedeli olarak tapudaki satış bedeli ve masraf toplamı 2106,50 TL belirlendiği halde harca esas değerin tespiti için keşif yapılarak taşınmazın keşfen belirlenen değeri üzerinden 989,96 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy