MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında, kira alacağının tahsili için tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı vekili tarafından, davalı borçlu aleyhine, 11.03.2013 tarihinde haciz ve tahliye istekli olarak yapılan icra takibinde, ödeme emri borçlu kiracıya 14.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu vekili 21.03.2013 tarihinde, vekaletnemesini de sunarak borca itiraz etmiştir.
İcra takibi ile borca itiraz üzerine icra mahkemesinde açılan itirazın kaldırılması davası birbirini tamamlayan ve bütünlük arz eden takip hukuku işlemleridir. Tebligat Kanunu'nun 11.maddesine göre, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borca itiraz, borçlu vekili tarafından yapılmıştır. Bu durumda, dava dilekçesi ve duruşma günü vekile tebliğ edilerek, usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, asile tebligat yapılmak suretiyle, taraf teşkili sağlanmadan, davalı borçlunun savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.