MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 256. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımıza gelince; taraflar arasında düzenlenen 01/10/2005 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kiracı davalı şirkettir. Kira sözleşmesinin özel koşullar bölümünün 14. Maddesinde "kiracı kiralanan yeri … şirket ortaklarının değişmeyeceğini kabul ve taahhüt eder. Aksi hal kiralayana akdin feshi ve mecurun tahliyesini talep hakkı doğurucağı" şeklinde şart konulmuştur. Şirket ortaklık yapısının değişmesi nedeni ile davacı kiralayan tarafından davalı şirkete akde aykırılığın gidermesi için gönderilen ihtarname 31.05.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kira sözleşmesinde kiracı şirketin ortaklık yapısının değişmesi akde aykırılık olgusunu gerçekleştirmez. Kiralananın akde aykırı olarak kullanıldığı iddia ve ispat edilmemiştir. Akde aykırılık olgusunun kiralananın bizzat kullanımından kaynaklanması gerekir. Bu durumda mahkemece açıklanan nedenle akde aykırılık olgusu gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.