MAHKEMESİ: İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 21/03/2013
NUMARASI: 2012/150-2013/144
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava,kiracı tarafından kiralayan aleyhine açılan sözleşmenin haklı feshi nedeniyle depozito alacağının tahsili,karşı dava,kiralayan tarafından kiracı aleyhine açılan erken tahliye nedeniyle mahrum kalınan kira bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece,asıl davanın kısmen kabulüne,3.833.34 TL alacağın davalıdan tahsiline,karşı davanın süresinde açılmadığından HMK'nun 133/2 maddesi gereğince tefrikine karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin tahliye tarihine ve hüküm altına alınan alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili,dava dilekçesinde, 07/12/2011 tarihli sözlü kira sözleşmesi ile davalıya ait taşınmazı işyeri olarak kullanmak üzere kiraladığını, ancak davacının anahtarı teslim aldığı gün Beyoğlu Belediyesine ve İmar Müdürlüğüne giderek işyeri ruhsatı için yapılan araştırma neticesinde mecurun bulunduğu taşınmazın mesken olarak gözüktüğü ve işyeri ruhsatına uygun olmadığının bildirildiğini,bunun üzerine davacının işyeri ruhsatının alınmasının imkansız olması nedeniyle davalıyı arayarak mecuru kiralamasının mümkün olmadığını, depozito ve kira bedeli olarak ödenen toplam 5.000 TL'nin iadesinin istendiğini, anahtarın Beyoğlu 26. Noterliğinin 21/12/2011 tarihli emanet teslim tutanağı ile notere teslim edildiğini,davalıya 26/12/2011 tarihi ihtar ile durumun bildirildiğini belirterek 07/12/2011 tarihli sözleşmenin feshine ve sözleşmenin imkansız hale gelmesi nedeniyle davalıya kira ve depozito bedeli olarak ödenen 5.000 TL ve yapılan noter masrafları 201 TL olmak üzere toplam 5.201 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili,cevap dilekçesinde,davacının açmak istediği iş yeri için ruhsatname almadığını iddia ederek 21/12/2011 tarihinde mecurun anahtarını notere bırakarak sözleşme gereği ödediği bedelin iade edilmesi talebinin yersiz olduğunu,davalının kira akdinden kaynaklanan edimini yerine getirdiğini,davacının ruhsat alamamış olmasının davalı ile ilgisi olmadığını,davacının akdi feshetmesinin haksız olduğunu,kiralananı ancak 01 Haziran 2012 tarihinde yeniden kiraya verebildiklerini, erken tahliye sebebiyle davalının kiralananın boş kalmasından doğan kaybının Ocak-Mayıs ayları kira bedeli olan toplam 11.875,00 TL olduğunu, depozito bedelini kira karşılığı olarak mahsup ettiğinde davalının kaybının 9.375 TL olduğunu belirterek davacının davasının reddine, karşı dava olarak,mahrum kaldıkları 4 ay 3 haftalık kira parasından 2.500 TL depozito bedeli mahsup edilerek bakiye 9.375 TL kira alacağının dava tarihinden itibaren her bir ay için ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile davacıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece,asıl davanın kısmen kabulüne,karşı davanın tefrikine karar verilmiştir.
Mahkemece,davacının dava konusu taşınmazı cafe açmak düşüncesi ile kiralamış olduğu,fakat bu yere ruhsat verilemeyeceğinin bildirilmesi ve gerçekten de Beyoğlu'nda bulanan bu tür taşınmazların hiç birine ruhsat verilmemesi göz önünde bulundurulduğunda davacının sözleşmeye feshetmekde haklı olduğu, davacı kiracının taşınmazı teslim aldığı, 07/12/2011 tarihi ile kiralananı teslim ettiği 21/12/2011 tarihine kadar kira parasından sorumlu olduğu bunun da 1.166,66 TL olması nedeni ile kira ve depozito olarak peşin verilen 5.000 TL'den mahsubu ile kalan 3.833,34 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece taşınmaz anahtarının kiracı tarafından Notere tevdi edildiği 21.12.2011 tarihi tahliye tarihi olarak kabul edilmiş ise de tahliye tarihi anahtarın notere tevdi tarihi değil,anahtarın notere bırakıldığının kiralayana bildirildiğine ilişkin ihtarın tebliğ tarihidir. Mahkemece,anahtarın notere tevdi edildiğinin davalı kiralayana bildirildiği ihtarın tebliğ tarihi araştırılarak tahliye tarihinin ve dolayısıyla davacı kiracının sorumlu olacağı kira parasının tespiti ile sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca,mahkemece davalı tarafça açılan erken tahliye nedeniyle mahrum kalınan kira parasının tahsiline ilişkin karşı dava 2 haftalık sürede açılmadığından tefrik edilmiş ise de,her iki davanın tarafları,dayanılan sözleşme ve vakalar aynı olup,her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gibi,bu davalardan birinin sonucunun diğer davayı etkileyecek nitelikte olması nedeniyle ya HMK.'nun 166.maddesi gereğince her iki davanın birleştirilerek ya da HMK.'nun 165.maddesi gereğince tefrik edilen davanın sonucu bu dava için bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.