MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Menfi tesbit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davacı hakkında yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti iken takip konusu miktarın icra dosyasına ödenmesi nedeniyle, ödenen bedelin tahsiline ilişkin istirdat davasına dönüştürülmüştür.Mahkemece,davanın kabulü ile 15.565,87 TLnin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, her ne kadar taraflar arasında 16.6.2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunsa da müvekkilinin eşinin kiralananın bulunduğu apartmanda kapıcılık yaptığını,kiralananın kapıcı dairesi olarak kullanıldığını,müvekkili aleyhine başlatılan takibin haksız olduğunu belirterek kira alacağının tahsiline yönelik başlatılan takipte borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Yargılama aşamasında icra dosyasına yapılan ödeme nedeniyle davaya istirdat davası olarak devam edilmiştir.Davalı vekili,dava konusu taşınmazın kapıcı dairesi olduğunu ancak kat mülkiyeti kanununa göre ortak yerlerden olan dairenin kiraya verildiğini, gerek davacı gerekse eşinin apartman kapıcısı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 15.565,87 TLnin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 16.06.2002 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, kiralanan taşınmazın kapıcı dairesi olarak kullanılıp kullanılmadığı hususundadır.Davacı vekili, müvekkilinin eşinin dava konusu taşınmazın bulunduğu apartmanda kapıcılık yaptığını müvekkilinin ise eşine yardımcı olduğunu müvekkilinin eşinin Asliye Hukuk Mahkemesinde hizmet tespiti ve alacak davası açtığını iddia etmiş, davalı ise açılan davanın bu dava ile ilgisi olmadığını,davacı ve eşinin kiracılık ilişkisine dayanarak kapıcı dairesinde ikamet ettiğini savunmuştur. Davacının eşi tarafından kiralanan taşınmazın bulunduğu apartman yönetimine ve Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı 28.01.2011 tarihinde ... 2. İş Mahkemesinin 2011/40 esas ve 2013/57 karar sayılı dosyası ile hizmet tespiti ve alacak davası açtığı, mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür.Bu durumda, iş mahkemesinde açılan davanın kesinleşmesinin beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.