MAHKEMESİ : Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/12/2012
NUMARASI : 2010/418-2012/555
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, sözleşmenin feshi nedeniyle; peşin ödemiş olduğu kira bedelinden kullanamadığı süre kira bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delilere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince
Hükme esas alınan 16.1.2004 başlangıç tarihli ve 31.12.2012 bitiş tarihli Orman İçi Dinlenme İhale Sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 46. maddesinde:"işletmeci; kendisine teslim edilen saha ve tesisler ile ilğili her türlü ruhsatı kendisi almak zorundadır.” hükmü yer almaktadır. Davacı vekili, dava dilekçesinde, kiraladığı yerin Antalya Avsallar Belediyesi sınırları içinde kaldığını, Belediyece bu yerin işletilebilmesi için belediyeden işletme ruhsatı ve Turizm Bakanlığından turizm işletme belgesinin alınması, bunlar alınmadan faaliyete devam edilemeyeceğinin bildirildiğini, Belediyece faaliyetin 11.11.2004 tarihinde durdurulduğunu, belirterek peşin ödediği kira bedelinden kullanamadığı 11.11.2004-31.12.2004 tarihler arasında 50 günlük 154.543.31 TL nin tahsilini istemiştir. Sözleşmenin 46.maddesinde kiralananın tesliminden sonra işletmeciye teslim edilen saha ve tesislerin ruhsatının alınması işletmecinin görevindedir: Yani sözleşmeye göre davacı kiracı kiralanan saha ve üzerindeki tesislerin ruhsatsız olduğunu bilmektedir. Davacı tacir olup, basiretli bir tacir gibi davranmak zorundadır. Öte yandan Avsallar Belediyesi 11.11.2004 tarihli davacı şirkete yazdığı yazıda ruhsat alınması ve yasal işlemlerin tamamlanması için faaliyetin durdurulmasını istemiş, 12.11.2004 tarihli yazısında da faaliyetin durdurulacağı bildirildiği halde, 26.6.2005 tarihli yazısında 11.11.2004 tarihli yazımızla uyarı yapıldığı mühürlenerek kapatma işleminin yapılmadığı, bildirmiştir. Bu durumda uyarı yazısı yazılmasına rağmen kiralananın davacı şirket tarafından faaliyetine devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacı şirket bu eksikliklerden dolayı seçimlik hakkı olan TBK.nun 305 ve 306.maddelerine göre sözleşmenin feshi ve kira
bedelinin indirimi için de bir dava açmadığı görülmektedir. Öte yandan davalı şirket kiralayanla dava açıldıktan sonra yargılama sırasında 26.7.2011 tarihli ek ihale sözleşmesi düzenlenerek kullanılmayan süre için kira sözleşme süresinin uzatıldığı anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamından 16.1.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin ayakta olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle belediyece ruhsat alımı için uyarıldığı, mühürlenme işleminin yapılmadığı, davacı şirketin kendi kusuruyla kendiliğinden faaliyetinin durdurmasında davalı idarenin bir kusuru olmadığı gibi, sözleşmenin 46 maddesine göre ruhsatların alınmasının işletmeci olan davacı şirkete yüklendiği davacı şirketin tacir olması nedeniyle basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorunda olduğundan ve işyerinin faaliyetinin durdurulmasında davalı kurumun da bir kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy