MAHKEMESİ: Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 19/06/2013
NUMARASI: 2013/312-2013/775
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Dava dışı G.Turizm İnşaat San.ve Tic.A.Ş.'nin davacıya ait taşınmazda 01.09.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalının da kira sözleşmesinde kefil olarak imzasının bulunduğunu, ödenmeyen ve muaccel hale gelen kira alacağının tahsili amacıyla davalı kefil hakkında başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve %20 icra tazminatı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, mesken olarak kullanılması gereken kiralananın ofis niteliği ile dava dışı G. Turizm İnşaat San.ve Tic.A.Ş.'ye kiraya verildiğini, site yönetimi tarafından mesken olarak kullanılması gereken yerlerin işyeri olarak kullanamayacağına ilişkin karar alındığını, buna ilişkin olarak ihtar çekildiğini, kira sözleşmesinin feshedildiğini ve kiralananın boşaltıldığını, ödenmemiş kira borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının sözleşmeyi kefil olarak imzaladığı, talep edilen kira bedellerinin ödenmediği, davalının da usulüne uygun kefaleti gereğince ödenmeyen kira bedellerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.09.2012 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı E.. E.. sözleşmeyi müteselsil kefil olarak TBK.nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 01.09.2012 tarihinde imzalamıştır. TBK.nun kefalet sözleşmesinde şekil şartını düzenleyen 583.maddesi “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” hükmünü içermektedir. Takibe konu kira sözleşmesinde TBK.nun 583.maddesinde belirtilen şekil şartına uyulmadığından kefalet sözleşmesi geçersizdir. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.