MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av.... Kayıkent geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 01.12.2007 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli sözleşme ile aylık 8.618.75 $ bedelle kiracı olduğunu, sözleşmede belirtilen süre dolmadan kiralananı tahliye etmek zorunda kaldığını, dava konusu yerin kiralanması için 100.000 $ cıvarında davacı tarafa haksız ve sebebsiz yere müşavirlik hizmet bedeli adı altında 31.10.2007 tarih ve 794158 nolu fatura gereğince mecura girmeden önce ödenen 142.827.20 Tl’nin iade edilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL nin ihtarname ile verilen sürenin hitamı olan 29.05.2010 tarihinden itibaren % 54 yıllık banka iskanto haddi üzerinden ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise taraflar arasında Tepe Nautilus Alışveriş Merkezinin 102 nolu bağımsız bölümünün 3 yıl süre ile kiralanması hususunda 30.10.2007 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin anlaşma ile sona erdirildiğini, davacının hizmet bedeli karşılığı 142.827.20 Tl yi itiraz etmeden ödediğini, kira sözleşmesinin sonunda müvekkili hiçbir hak ve alacağının kalmadığını belirterek ibra ettiğini ve taşınmazı 31.10.2010 tarihinde tahliye edip teslim ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen ve hükme esas alınan 01.12.2007 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli sözleşme konunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede birinci yıl aylık kira bedelinin 8.618.75 $ olduğu kararlaştırılmıştır. Sözleşme karşılıklı olarak anlaşma yoluyla feshedilerek kiralanan 31.01.2010 tarihinde tahliye edilerek kiraya verene teslim edilmiştir. Sözleşmede kira bedeli ve kiralananın kullanılmasından kaynaklanan aidatlar dışında başka bir bedel alınacağı konusunda bir anlaşma bulunmamadığı gibi davalı kiraya verenin, davacıya ne gibi müşavirlik hizmetleri verdiği de kanıtlanamamıştır. Bu nedenle davacı kiracının kiralanana girmeden önce davalı kiraya verene müşavirlik hizmet bedeli adı altında 142.827.20 TL hava parası ödediği anlaşılmaktadır. Bu durum mahkemeninde
kabulündedir. Davalı vekili gerek cevap dilekçesinde, gerekse yargılama sırasında taraflar arasında 27.01.2010 tarihli kira sözleşmesinin fesih protokolü yapıldığını ve bu protokolde müvekkilinin ibra edildiğini savunmuş, davacı kiracı vekili ise bu protokol başlıklı belgenin imzalanmadığını, ibraz edilen belge altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek imzaya açıkca itiraz etmiştir. İbraname borcu söndüren bir olgudur. Her ne kadar kira bedeli dışında hava parası alınması mülga 6570 sayılı Kanunun 16. maddesinde yasaklanmış ise de kira sözleşmesinin taraflarca fesih edilerek sözleşmeden doğan hak ve yükümlülükleri konusunda birbirlerini ibra etmeleri tarafları bağlar. O nedenle, mahkeme kasasında bulunan 27.01.2010 tarihli kira sözleşmesinin fesih protokolü başlıklı belgenin aslının adli tıp kurumuna gönderilerek belge altındaki davacı ...’e ait olduğu iddia edilen imzanın renkli fotokopi ile çoğaltılmış bir belge olup olmadığı, belgeye atılan imzanın ıslak imza olup olmadığı konusunda ihtisas kurulundan rapor alınması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy