MAHKEMESİ: Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/06/2013
NUMARASI: 2010/348-2013/393
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı Y.. A.. yönünden davanın aktif husumet nedeniyle reddine, davacı K.. A.. yönünden davanının kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı Y.. A..'ın temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı K.. A..'ın temyiz itirazlarına gelince,
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalı hakkında 2009 yılı kira alacağı 100.000 TL'nin tahsili için takip başlattıklarını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, taşınmazı 01.03.2010 tarihinde tahliye ettiğini belirterek tahliye tarihine kadar olan döneme ait 66.666 TL kira alacağı yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece tahliyenin 15/12/2009 tarihinde yapıldığı kabul edilerek sonuca gidilmiş ise de 02/03/2010 tarihli belge ile anahtar davacılar vekiline teslim edilmiş, davacılar vekili kira sözleşmesinin 01/03/2010 tarihi itibariyle sona erdiğini belirtmiş olup kiralanının bu tarihte tahliye edildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece tahliye tarihine kadar hesaplanacak kira bedeli üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, taşınmazın 15/12/2009 tarihinde tahliye edildiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan İcra İflas Kanun'unun 67/2.maddesi hükmü uyarınca icra takibine itirazında haksız olan borçlunun diğer tarafın talebi üzerine icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerekmektedir. Takip konusu alacak belli ve likit olduğundan İcra İflas Yasası’nın 67/2. maddesi hükmü gereği mahkemece haksız itirazın iptaline karar verildiğine göre, davacının talebi doğrultusunda kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu konudaki isteğin reddedilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de, davacılar vekili, dava dilekçesinde kiralananın tahliye edildiği 01/03/2010 tarihine kadar olan 66.666 kira bedeli üzerinden itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece davacı K.. A..'ın takip alacaklısı sıfatı ile isteyebileceği bedelin 100.000 TL olan yıllık bedelinin yarısı olan 50.000 TL olduğu belirtilmiş ise de dava değeri 66.666 TL, davacının talebi ise 33.333 TL olduğu halde, talep 50.000 TL olarak kabul edilerek davacı aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı K.. A..'ın temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.