MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, kiracı yönünden takibin kesinleşmiş bulunmasına göre davalılardan ...'in kiralananın tahliyesi ile itirazın kaldırılmasına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı- müteselsil kefil Melahat hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
01.07.2008 başlangıç tarihli iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı-borçlu Melahat sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.3.2006 gün ve 2006/6-78 Esas, 2006/88 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, yazılı şekilde düzenlenmiş, süresi ve ödenecek kira paralarının miktarı açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini kiracının kefili sıfatıyla imzalayan kişi sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca kefil sıfatıyla kiralayana karşı sorumludur. Zira, böylesi bir durumda, kefilin sorumluluğu süre ve miktar itibariyle belirlidir. Uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için; öncelikle bu hususun sözleşmede kararlaştırılmış olması, bunun yanında, kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olması gerekir. Ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir.
Olayımızda, takibe konu alacak 05/06/2009 tarihi ile 05/08/2012 tarihini kapsayan döneme ait olup yenilenen kira dönemine ait kira alacakları da talep edilmiştir. Sözleşmenin özel şartlar kısmının 18. maddesinde kefilin kefaletinin kira kontratının ilk yapıldığındaki kira dönemi ve belirlenen sürece devam edeceği belirtilmiş ise de kefilin uzayan kira dönemlerindeki sorumluluğunun azami hangi süre ve hangi miktarla sınırlı olacağı gösterilmemiş olduğundan kefilin borçtan sorumlu tutulması düşünülemez. Mahkemece davalı kefil hakkındaki istemin sözleşmenin süresi değerlendirilerek bu dönem dışındaki kalan kısım yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile alacağın tamamından sorumlu tutularak kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle tahliyeye ilişkin kararın ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca davalı- müteselsil kefilin temyiz itirazlarının kabulü ile müteselsil kefil hakkındaki kararın BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.