MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak, menfi tespit
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve menfi tespit davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava kira alacağı ile gecikme zammının tahsili, birleşen dava ise kiracı tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm asıl davanın davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden asıl davacı kiralayan vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin kira alacağına uygulanan faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01/11/1999 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 13. maddesinde, aylık kira bedelinin peşin olarak en geç ayın üçüne kadar ödeneceği, vadesinde ödenmeyen kira bedeline 6183 Sayılı Kanun'unun öngördüğü oranda gecikme zammı uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Borçlar Kanunu’nun 101 / 2. maddesi hükmü gereği borcun ifa olunacağı gün sözleşme ile belli edilmiş ise ihtar şartı aranmadan bu günün bitmesi ile borçlu mütemerrit olur. Kira sözleşmesinin 13. maddesi gereğince kira parasının ödeme zamanı ve vadesinde ödenmediği takdirde uygulanacak faiz oranı belirlenmiştir. Sözleşmenin bu maddesine göre ödeme zamanı geldiği halde kiracı bu sürede kira borcunu ödemediği takdirde temerrüde düşer ve bunun için aynı Yasanın 101 / 2. maddesi gereği ihtara gerek yoktur.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek kira parasına dava tarihinden itibaren sözleşmede kararlaştırılan gecikme zammı uygulanmak suretiyle tahsiline karar vermek gerekirken, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy