MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/05/2013
NUMARASI : 2010/2363-2013/599
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, aylık 5.500 TL olan kira parasının 01.01.2010 tarihinden itibaren 11.000 TL olarak tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık kira parasının 01.01.2010 tarihinden itibaren 10.069 TL olarak tespitine karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kiralanan taşınmazdaki 1/3 payını davalıya 01.01.2001 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi ile aylık 3.400 Dolar bedelle kiraladığını, en son ödenen ve hissesine düşen kira bedelinin 5.500 TL olduğunu, bu kira bedelinin rayiçlerin altında kaldığını belirterek, 01.01.2010 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 11.000 TL olarak tespitini istemiştir. Davalı vekili, istenilen kira bedelinin çok fahiş olduğunu,müvekkilinin taşınmaza değer katıcı masraflar yaptığını, kıstasların Yargıtay içtihatlarına uygun olması gerektiğini, taşınmaz hisseli olup diğer hissedarlara ödenen kiraların da esas alınması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.01.2001 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli olup, istenilen dönem hak ve nesafet dönemidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kiralananın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde davacının hissesine düşen aylık kiranın net 8.253.30 TL, brüt 10.069 TL olabileceği belirtilmiş, mahkemece de belirlenen bu bedelden hak ve nesafet indirimi yapılmadan kira parasına hükmedilmiştir. Böyle bir uygulama 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı içtihadı birleştirme kararına ve anılan kararda açıklanan “hak ve nesafet” ilkesine aykırı olur. Zira Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.03.1990 gün ve 13/193 sayılı kararında da açıklandığı üzere 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 347. (mülga 6570 sayılı Kanunun 11. maddesi) gereğince kira sözleşmesi yıldan yıla yenilenmekte olduğundan taşınmazın boş olduğu farz ve kabul edilerek sonuca gidilemez. Bu ilke ve esaslar gözetilerek bilirkişilerin taşınmazın boş olarak getireceğini bildirdikleri kira parasından uygun bir hak ve nesafet indirimi yapılması ve tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun bir kira parası saptanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy