MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, İİK.nun 269/a maddesi uyarınca tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanunun'da 6099 sayılı Yasayla yapılan değişiklik, 14.01.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Tebligat Kanununun 10. maddesi "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki, kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmünü, T.K.'nun 21/2. maddesi (Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./5.mad) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükümlerini içermektedir.
Olayımıza gelince; Davalı ...’a gönderilen dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğatı bila tebliğ iade edilmiş bu defa aynı adreste Tebliğat Kanununun 35. maddesine göre tebliğat yapılmıştır. UYUP üzerinden yapılan araştırmaya göre davalının mernis adresinin Lınz/Avusturya olduğu anlaşılmaktadır. Tebliğat Kanununun 21/2. maddesine göre davalıya mernis adresi dışında Tebliğat Kanununun 35. maddesine göre dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edilmesi usulsüzdür. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, Hakim tarafından re’sen (kendiliğinden) her aşamada dikkate alınmalıdır. Mahkemece, davalının yurt dışındaki mernis adresi araştırılarak bu adreste davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü yöntemince tebliğ edildikten sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan, savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, davacının sair temyiz itirazlarının bozma nedenine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy