MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ziynet ve eşya alacağı
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ziynet ve eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kocanın açtığı ziynet ve eşya alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı kadının 12.09.2010 tarihinde evi terk ettiğini, evden ayrılırken davalı ve yakınlarının tarafların ortak konutunda bulunan eşyalar ile içinde ziynet eşyaları olan kasayı da götürdüklerini, ziynetlerin bağış niteliğinde olmayan yatırım amaçlı takılar olduğunu beyanla eşyalar için 10.000,00 TL, ziynetler için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000.-TL. bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, evden kovulduğu gün eşi ile ailesinin kasanın bulunduğu odada yalnız kaldıklarını, evden ayrılırken yanına ziynetleri almadığını, fiziken de kasayı taşınmasının mümkün olmadığını, esasen bir kısmının bozdurularak harcandığını, beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 17 adet muhtelif lira karşılığı 7.150,00 TL'nin ve eşyalar karşılığı 5.850,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının ziynet alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince ;
Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir Davacı koca dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı kadın ise ziynet eşyalarını götürmediğini savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla
saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir.
Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, bunların davalı tarafından götürüldüğünü ispat yükü altındadır.
Olayda; davacı,davalı kadının evi terk ettiğini, evi terk ederken de davacıya ait eşyalarla birlikte içinde ziynet eşyaları olan kasayı da götürdüğünü iddia etmiş, davalı ise evden kovulduğu gün yanına hiç bir eşya alamadığını, ziynetlerin konulduğu kasa anahtarının eşinde olması nedeniyle ziynetlerin eşinin uhdesinde olduğunu ileri sürmüştür. Davacı koca, ziynetlerin saklandığı kasanın davalı kadın tarafından götürüldüğünü ve içerisinde 17 adet muhtelif liranın bulunduğunu cd kayıtlarından ve dinlettiği tanıkların beyanı ile ispat edememiştir. Bununla birlikte davacı delil listesinde sair deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan mahkemece hükmedilen 17 adet muhtelif liranın varlığı ve davalı tarafta kaldığı konusunda davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.