MAHKEMESİ : Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/06/2013
NUMARASI : 2013/396-2013/748
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava konu taşınmazın 05.04.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalıya kiralandığını, kira bedeli taşınmazın konumu, günün şartları, rayiç emsaller gözönüne alındığında düşük kaldığından 05.04.2013 tarihinden geçerli olmak üzere aylık kiranın 1.000 TL olarak tespitini istemiştir. Davalı vekili ise; ÜFE oranı, kiralananın durumu, emsaller dikkate alındığında talep edilen kira bedelinin çok fazla olduğunu, bir önceki yıl kirasını aralarında anlaşarak belirlediklerini ve davanın süresinde açılmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, TBK'nun 344/1 maddesine göre, tarafların yeni kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmalarının, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki artış oranını geçmemek koşuluyla geçerli olduğu, taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinde, yeni kira dönemi için artış oranının %10 olarak kararlaştırıldığı, sözleşmedeki artış şartının yenilenen ilk yıl için geçerli olduğu, bu nedenle artış oranı üzerindeki davacı talebinin yerinde olmadığından, davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı kiracı ile dava dışı ve taşınmazın maliki olduğu iddia edilen A. Ö. arasında 05.04.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi yapıldığı, daha sonra davacı N.. Ö.. ile davalı kiracı arasında 05.04.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile ilk yapılan sözleşmenin yenilendiği görülmektedir. Bu durumda 05.04.2013 tarihinden başlayan dönem için davacının hak ve nesafete göre rayiç kira bedelinin tespitini isteyemeyeceği sabit ise de, mahkemece; 05.04.2013 dönemine ait kira parasının ÜFE oranında tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy