MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 7.102 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin sözleşmedeki muacceliyet koşulu nedeniyle hüküm altına alınan kira alacağına ve icra inkar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.04.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile iş yeri nitelikli kiralanan davalı kiracıya kiralanmış, sözleşmenin özel şartlar bölümü 4. maddesinde, iki aylık kira bedeli ödenmediğinde bunu takip eden ayların kira bedellerinin muaccel olacağı kararlaştırılmıştır. Davacı kiraya veren,... 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/11605 sayılı dosyası ile davalı kiracı hakkında 23.08.2010 tarihinde başlattığı icra takibinde aylık 98 TL'den Nisan 2009 – Mart 2010 ayları arası kira farkı ve aylık 1.023 TL'den Nisan 2010- Mart 2011 ayları arası kira parası 13.452 TL'nin işlemiş faizi ile tahsilini talep etmiştir .
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm
altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren sekiz yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin özel şartlar bölümü 4.maddesinde muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya kapsamından kiracının Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren sekiz yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirası yönünden alacak isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
Diğer yandan davalı kiracı hakkında icra takibi yapılmasından sonra davacı icra dosyasına 03.05.2011 tarihinde başvurarak, davalının 27.12.2010 tarihinde 4.500 TL ve 07.01.2011 tarihinde de 1.850 TL ödediğini bildirmiştir Bu şekilde borcun 6.350 TL'lik bölümü ödenmiş olmasına karşın 03.08.2011 tarihinde açmış olduğu işbu dava ile, yapılan ödemeyi gözardı ederek asıl borç miktarı olan 13.452 TL üzerinden itirazın iptalini talep etmiştir. Nitekim mahkemece davalının dava tarihinden önce yapmış olduğu 6.350 TL'nin mahsubundan sonra takibin 7.102 TL üzerinden devamına karar verilmiştir. Bu nedenle davacının dava tarihinden önce davalı tarafından ödenen ve kendisi tarafından icra dosyasına bildirilen miktara ilişkin bir alacağı kalmamasına rağmen alacağın tamamı üzerinden itirazın iptalini istemesinde haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulü ile davalı kiracının talebi doğrultusunda davanın ret edilen kısmı üzerinden yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı kiracı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy