MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/07/2013
NUMARASI : 2012/640-2013/493
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 30.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın tahsili ile, 7.800 TL kira parasının istirdadına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 7.800 TL kira parasının davalı N.. G..'den istirdadına, 100.000 TL manevi tazminatın davalı şirketten tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı N.. G.. yönünden yapılan temyiz incelemesine göre; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.10.1999 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile davalı N.. G..'ün miras bırakanı S. A. G. sözleşme konusu kiralananı konut olarak kullanması için davacıya kiralamıştır. Davacı açmış olduğu işbu dava ile, kat maliklerinin davalı şirket ile yapmış olduğu gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince hakkında açılan tahliye davalarının reddine karar verilmesine karşın, müteahhit durumundaki davalı şirketin kiralananın bulunduğu ana binada yapmış olduğu su ve elektrik sayaçlarını sökmek, boşaltılan dairelerin kapı, pencere ve duvarlarını sökmek, doğalgaz ısınma sistemini iptal etmek, ana giriş kapısını ve istinat duvarlarını yıkarak binayı korumasız hale getirmek gibi tasarrufları sonucu, kiralananın fiilen kullanılamaz hale geldiğini, bu nedenle iş yerinde ve arkadaşlarında kalmak zorunda kaldığını, binanın mevcut durumu nedeniyle dairesinde birkaç kez hırsızlık olayı yaşandığını, binanın yıkılması dolayısıyla eşyalarının zayi olduğunu, buna rağmen temerrüte düşmemek için kendisinin kira paralarını ödemeyi sürdürdüğünü belirterek, aylık 650 TL'den oniki ay boyunca ödediği 7.800 TL kira parasının istirdadını, eşyalarının zarar görmesi, kaybolması ve çalınması nedeniyle 30.000 TL maddi tazminatın ve yaşanan olaylar nedeniyle 100.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Dosya kapsamı ve celp edilen tapu kaydına göre kiralanan taşınmaz 1/2'şer pay oranında müteveffa kiraya veren S.A.G.ve eşi olan davalı N.. G.. adına kayıtlıdır. Kiraya verenin 18.03.2011 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak eşi olan davalı N.. G.. ile çocuğu C. G. kalmıştır. Davacı ödenen kira paralarının istirdadını talep ettiğine göre elbirliği mülkiyeti hükümleri gereğince davayı kiraya verenin tüm mirasçılarına karşı yöneltmesi gerekirken, davanın sadece N.. G..'e karşı açılıp, diğer mirasçı C.G.'ün davada yer almaması usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece yapılacak iş, mirasçı C. G.'ün davaya dahil ettirilmesini sağlayarak, kendisine yöntemine uygun dava ve dahili dava dilekçesinin tebliğinin sağlanması, taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra kira alacağının istirdadı talebine ilişkin işin esası hakkında bir karar verilmesinden ibarettir. Taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Davalı şirketin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, dava dilekçesinde, kiralananı kullanamaması nedeniyle uğramış olduğu zararların kiralananın bulunduğu binaya ilişkin kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapan davalı şirketin haksız eylemlerinden kaynaklandığını iddia etmektedir. Davacı ile davalı şirket arasında bir kira ilişkisi bulunmamaktadır. Anılan şirketin tapu malikleriyle taşınmazın yıkılıp yeniden inşa edilmesine yönelik sözleşme yapması, kendisini kira sözleşmesinin tarafı haline getirmez. Diğer taraftan, davalı şirketin eylemleri ile kiralayan mirasçısı davalının konumu birlikte değerlendirildiğinde aralarında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı da görülmektedir. Davacının davalı şirkete ilişkin istemi haksız fiile dayandığına göre hakkında kiraya veren ile birlikte sulh hukuk mahkemesinde dava açılmasını gerektirir bir neden bulunmadığından davalı şirket hakkındaki davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesi ve ondan sonra görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekirken, her iki davalı hakkındaki davanın birlikte görülerek işin esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda ( 1 ) ve ( 2 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine 29/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy