MAHKEMESİ : Çeşme Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2013
NUMARASI : 2012/279-2013/286
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 27.07.2005 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, kiralananın yıllık kira bedelinin net 18.000 TL olup kiralananın işlek caddede bulunması ticarete elverişli olması nedeniyle bu ücretin emsallerinden düşük kaldığını, davalının kira artışı uygulamadan eksik olarak 6.600 TL ödediğini belirterek 27.07.2011 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin net 35.000 Tl olarak tesbitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise davanın reddini savunmuştur.
Hükme esas alınan 27.07.2005 başlangıç tarihli ve üç ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedeli 300 TL olarak belirlenmiş ve artış şartı öngörülmüştür. Sözleşme süresi 27.10.2005 tarihinde sona ermiş olup sözleşme 6570 Sayılı Kanun'un 11. (TBK 347. ) maddesine göre yıldan yıla aynı şartlarda yenilenmiştir.Taraflar arasında kira ilişkisi kuruluşundan itibaren 5 yıldan fazla bir zaman geçmiştir. Sözleşmenin başlangıç tarihine göre yeni dönem kira parasının 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince hakim tarafından hak ve nesafet kurallarına göre saptanması gerekir. Hak ve nesafete uygun kira bedeli belirlenirken en son ödenen aylık kira bedeline endekse (ÜFE) göre artış yapılarak belirlenen miktardan daha düşük olmayacak şekilde taşınmazın boş olarak kiraya verilmesi halinde getirebileceği brüt kira bedeli belirlenip bu bedelden davalının eski kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapılıp kira bedelinin brüt olarak tespiti gerekirken, mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy