MAHKEMESİ : Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/04/2013
NUMARASI : 2011/1638-2013/662
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahalli mahkemece verilen 24.12.2010 tarih ve 2009/1836-2010/2335 Esas-Karar sayılı davanın reddine ilişkin ilam davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Yargıtay 3. Hukuk dairesinin 20.06.2011 gün ve 2011/6210-10514 sayılı ilamı ile “Taraflar arasındaki kıra sözleşmesi 01.01.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup kira bedelinin peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davalı kiraya veren yenilenen ikinci dönem sonu gelmeden davacının kiralananı tahliye etmesi üzerine sözleşmenin özel şartı uyarınca kiranın peşin ödeneceği gerekçesi ile bir yıllık kira bedelinin ödetilmesi için icra takibine girişmiştir. Davacı-kiracının henüz kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı bozarak, kiralananı tahliye ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda, kural olarak kiracı kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Ancak davalı kiraya verenin de bu yeri yeniden kiraya verme gayreti içine girmesi ve böylece zararın artmasını önlemesi BK.nun 98 md. hükmü delaletiyle aynı kanun'un 44. md. hükmü gereğidir. Bu nedenle davacı kiracı, kiralananı tahliye tarihinden itibaren normal koşullar altında yeniden kiraya verilebilme süresi için kira parasından sorumlu tutulmalıdır. Bunun tespit edilebilmesi için de öncelikle mecurun tahliye tarihinin saptanması zorunludur. Her ne kadar davacı kiracı 2009 yılının Şubat ayı ortalarında mecuru tahliye ederek anahtarı davalıya teslim ettiğini savunmuş ise de, bu savunmasını yasal delillerle ispatı zorunludur. Öyle ise mahkemece, uzman bilirkişi eliyle kiralananın tahliye edildiği tarihinden itibaren aynı koşullarla ne kadar süre içerisinde kiraya verilebileceği saptanmalı hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir Aksine düşünce ile tüm yıl kira bedelinde davacının sorumlu tutulacağı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı ..." olduğu belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi doğru değildir Dosya kapsamında taşınmazın tahliye edilip anahtarın teslim edildiğine ilişkin bir belge olmadığı gibi anahtarın teslim edildiğine ilişkin davacı beyanından başka bir beyanda yoktur.Anahtarın teslim edildiğini davacı kiracının kanıtlaması gerekir. Anahtar teslimi kanıtlanamadığı takdirde davalı kiraya verenin beyanına itibar etmek zorunludur. O nedenle mahkemece taşınmazın tahliye edilip anahtarların teslim tarihi tesbit edilmeli bu
konuda varsa davacı kiracının delileri toplanmalı, davacının anahtar teslim tarihine kadar kira bedeli ile, tesbit edilen tarihten sonra da makul süre kira bedeli ile sorumlu tutulması gerekirken eksik inceleme ile anahtar teslim tarihi belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy