MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 16/04/2013
NUMARASI: 2010/13-2013/179
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, faydalı masraf alacağından oluşan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile 6.500,00 TL tazminatın tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait taşınmazı kiraladığını, 10.500,00 TL faydalı masraf yaptığı kiralananı tahliye etmek zorunda kaldığını belirterek 10.500,00 TL alacağın tazmini istemiştir. Davalı vekili,asma kat ile asma katta bulunan mutfak,banyo,iki oda,tuvalet ile camlı kısımların içten panjurlu olarak davacıya teslim edildiğini,binanın tamamına kalorifer tesisatı yapılırken kiralanan taşınmaza da kalorifer tesisatının müvekkili tarafından yaptırıldığını, davacı tarafından yapılan tadilatlar için ise müvekkilinden izin alınmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında 15.11.2002 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı ve kiralananın 03/06/2009 tarihinde davacı kiracı hakkında açılan tahliye davasının yargılaması sırasında tahliye edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde belirttiği diğer faydalı masraflarla beraber kiralananda bulunan panel radyatörlerin de kendisi tarafından yapıldığını iddia etmiş, davalı ise binanın tamamı yapılırken panel radyatörlerin kendisi tarafından yapıldığını kiralananın bu şekliyle davacıya teslim edildiğini savunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda panel radyatörlerin davacı tarafından yapıldığına dair davacının fatura ibraz edememesi nedeniyle panel radyatörlerin davacı tarafından yaptırılmadığı kabul edilmiş mahkemece de anılan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.Panel radyatörlerin kendisi tarafından takıldığını kanıt yükü davacıdadır. Dosyaya ibraz edilen belgelerle davacı iddiasını kanıtlayamamıştır. Bu durumda davacı “sair delil ” demek suretiyle yemin deliline de dayandığına göre mahkemece panel radyatörün davacı tarafından yaptırıldığı hususunun ispatı bakımından davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacı açmış olduğu işbu dava ile kiralanana yapmış olduğu ve demirbaş niteliği taşıyan imalat, tadilat ve inşaat bedellerini talep etmiştir. Yargılama sırasında yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporunda, kiralanan işyerinde asma kat ilaveler sıva ve boyanması,asma kat laminant parke kaplama yapılması ,alçıpen bölme yapılması,40 m2 asma kat ilave yapılması, PVC doğrama iç kapı yapılması,duş mahallinde fayans kaplama yapılması gibi iyileştirici faaliyetlerde bulunulduğu saptanmıştır Mahkemece anılan imalatların demirbaş niteliğinde olup taşınmaza değer kattığını belirlenmiştir. Hernekadar imalatlar davalının izni olmadan yapılmış ise de, davalı tarafından tahliyeden sonra kaldırılması istenmeyip benimsenerek taşınmaz mevcut haliyle ve daha yüksek bedelle yeniden kiraya verilmiştir.
Yargıtayın yerleşik uygulamaları kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle Borçlar Kanunu'nun, 414. maddesi kapsamında vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalı kiraya verenden isteme hakkı olduğu yönündedir. Kural olarak bu gibi zorunlu ve faydalı masrafların kira sözleşmesinin başlangıcında yapılmış olduğu kabul edilmektedir. Kiralananın tahliyesi sonunda kiralayan bunları benimsemiş ve kiracı aleyhine sebepsiz zenginleşme meydana gelmiştir. Bunun için mahkemece ek rapor alınarak davacı tarafından ibraz edilen faturalar göz önünde bulundurulduğunda imalatların 2007 yılında yapıldığı kabul edilerek imal tarihi itibariyle faydalı masraf alacağı hesap edilmesi gerekirken dava tarihi itibariyle belirlenen imalat değerleri üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.Öte yandan her ne kadar tespit bilirkişi raporunda yıpranma payı düşülmüş hali ile hesaplama yapıldığı görülmüşse de mahkemece alınan bilirkişi raporunda yıpranma payının düşülüp düşülmediği anlaşılmamaktadır.Bu husus üzerinde de durularak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenle davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün her iki taraf yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 05/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.