MAHKEMESİ : Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/06/2013
NUMARASI : 2011/655-2013/497
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı ve davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının davacıların murisinden intikal eden 7 adet dükkan vasıflı taşınmazdan 7/b, 7/c ve 7/d nolu dükkanlarda 01/01/2007 başlangıç tarihli 4 er yıl süreli kira sözleşmeleri ile kiracı olduğunu, 7 nolu diğer dört adet dükkanda ise, öncesinde kira bedeli ödemeksizin, 01/01/2011 tarihinden itibaren aylık 420 TL kira bedeli ödeyerek oturduğunu, davalıya 30/11/2010 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile her bir dükkan için 800 TL kira bedeli ödenmesinin istendiğini davalının kabul etmediğini belirterek kiralanan 7 adet dükkanın her biri için 01/01/2011 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 800 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında; Davacılardan Z. S.D.'ın babasını öldürme eyleminden dolayı tutuklu veya hükümlü olması nedeni ile mirastan yoksun kalması gerektiğini, kiralanan yerlerin 7/a, 7/b, 7/c, 7/d olarak adlandırıldığını, 7/a olarak vasıflandırılan kısmın deniz caddesine bakan dükkan ve arkasındaki 4 adet dükkanı kapsayan bölüm olduğunu 7/d olarak vasıflandırılan yerin 3 oda haline getirilen ve projesinde lojman olarak gösterilen bölüm olduğunu, davacıların Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/339 Esas sayılı dosyasında, dava dilekçesinde belirttiği 4 dükkan için ecrimisil talebi ile dava açtığını, 420 TL kira bedelinin 7/a olarak vasıflandırılan yer için ödendiğini diğer 4 dükkan için tespit davası açılamayacağını, davacı tarafın talep ettiği kira bedellerinin çok fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dava dilekçesi ekinde bulunan kira sözleşmeleri incelendiğinde davacıların murisi olan kiralayan G. D.ile davalı kiracı arasında düzenlenen 01/01/2007 başlangıç tarihli 4 yıl süreli kira sözleşmeleri ile S. S. Sitesi girişi 7/b nolu boş dükkanın kafaterya olarak kullanılmak üzere aylık 150 TL bedelle, 7/c nolu dükkanın internet kafe olarak kullanılmak üzere aylık 150 TL bedelle, 7/de nolu dükkanın ise işyeri olarak kullanılmak üzere aylık 100 TL bedelle davalıya kiralandığı, davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan kira sözleşmesine göre ise aynı yerdeki 7/A nolu dükkanın süpermarket olarak kullanılmak üzere aylık 350 TL bedelle davalıya kiralandığı görülmüştür. Sözleşmelerde 4 yıllık kira bedeli karşılığında kiracı tarafından inşaat işi yapıldığı belirtilmiştir.
Yargılama sırasında mahkemece mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış olup sunulan bilirkişi raporunda; hak ve nesafet kuralları gereğince taşınmazın boş olarak kiraya verilmesi halinde 01/01/2011 tarihinden itibaren 7/A nolu taşınmazın aylık kira bedelinin 500 TL, 7/B nolu taşınmazın aylık kira bedelinin 200 TL, 7/C nolu taşınmazın aylık kira bedelinin 200 TL ve 7/D nolu taşınmazın aylık kira bedelinin 150 TL sına kiraya verilebileceği belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, 01/01/2011 tarihinden itibaren 7/B nolu dükkanın aylık kira bedelinin 200 TL, 7/C nolu dükkanın aylık kira bedelinin 200 TL, 7/D nolu dükkanın aylık kira bedelinin 150 TL ve 7 nolu 4 adet dükkanın aylık kira bedelinin 500 TL olarak tespitine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazına gelince;
Dosya arasında bulunan Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/339 Esas sayılı dava dosyasının sureti incelendiğinde, davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan davada zemin kat 7 noda bulunan 4 adet dükkan ile, taşınmazın 1. Katında bulunan 3 odanın davalı tarafından kira bedeli ödenmeksizin kullanıldığı belirtilerek 01/01/2007 ila 01/01/2011 tarihleri arasındaki ecrimisil bedelinin davalıdan tahsilinin istendiği, mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda; 3615 nolu parsel üzerinde bulunan 5,6,7,8 ve 9 nolu bağımsız bölümlerdeki marketin, kira kontratının yapıldığı 01/01/2007 tarihi itibarıyla ecrimisil değerinin aylık 900 TL olduğu, 2010 yılındaki aylık kira bedelinin ise 1098,80 TL olabileceği belirtilmiştir. Bu durumda davaya konu taşınmazlar hakkında taraflar arasında görülen ecrimisil bedelinin tahsili davasında sunulan bilirkişi raporunda belirtilen ecrimisil bedeli ile kira bedelinin tespiti davasında belirlenen kira bedeli arasında fahiş fark bulunduğu görülmektedir. Her iki dosyada da bilirkişi heyetine katılan emlakçı bilirkişinin aynı kişi olduğu görülmüştür. Mahkemece asliye hukuk mahkemesinin anılan dosyası ile eldeki dosyada verilen raporlarda belirtilen değerler arasındaki farklılık nedeni ile bilirkişi kurulundan ek rapor istenmesi üzerine bilirkişi ek raporunda; 2011/339 sayılı dosyada emsal mevcut olmadığı, ancak bu dosyada değerlendirme yapılırken altı adet emsalin göz önünde bulundurulduğu belirtilmiştir. Ne var ki bilirkişi rapor ve ek raporu, belirlenen bedeller arasındaki fahiş farkı açıklamaya yeterli görülmemiştir.
O halde mahkemece kira başlangıç tarihine yakın tarihli emsal kira sözleşmeleri temin edilerek ve mahallinde farklı bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılmak sureti ile bilirkişi raporu alınarak, anılan dava dosyasında sunulan bilirkişi raporu ile bu dosyada alınan rapor arasındaki çelişki giderilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 17/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy