MAHKEMESİ: Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 12/04/2012
NUMARASI: 2012/64-2012/128
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı isteminde bulunmuştur. Mahkemece uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine,karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra İflas Kanunu’nun 269/b maddesi gereğince;... alacaklının dayandığı adi nitelikli sözleşme altındaki imza borçlu tarafından inkar edildiği takdirde,alacaklı noterlikçe re’sen tanzim veya imzası onanmış sözleşmeye dayanmadığı takdirde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edemez. Alacaklı bu durumda ancak genel mahkemeden itirazın iptali isteminde bulunabilir.
Davacı alacaklı vekili, Beykoz İcra Müdürlüğünün 2011/4590 Esas sayılı takip dosyasında, 28.12.2011 tarihli takip talebi ile 1.2.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak “...2011 Temmuz ila Aralık ayları ile muacceliyet şartı gereği muaccel hale gelen kiralar toplamı 28.000 USD' den ödenen 20.000 USD'nin mahsubu ile kalan 8.000 USD'nin...” tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı borçlu, süresi içinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinde “...kiralanana birçok masraf yaptığını,bu masrafların kira parasından mahsubu gerektiğini, muaccel olmayan kira paralarının tahsili istendiğini.....” belirterek borca itiraz etmiştir. Davalı borçlu icra takibinde dayanılan kira sözleşmesi altındaki imzaya açıkça itiraz etmemiştir. Davalı kira sözleşmesi altındaki imzaya karşı çıkmadığı ve kiracılığı kabul ettiğine göre kira ilişkisinin varlığı kesinleşmiştir. Bu durumda takipte dayanılan 1.2.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi hükümlerine göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca, kabule göre de, İİK.nun 18 ve 70.maddeleri ve 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun 320/1 maddesi gereğince icra mahkemesinin duruşma yapması zorunlu olmasına rağmen mahkemece yargılamanın duruşma açılmak suretiyle yapılması gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek evrak üzerinden karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy