MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/05/2013
NUMARASI : 2013/485-2013/206
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve alacak davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl ve birleşen dava hor kullanma tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne itirazın iptali ile icra takibin devamına, birleşen davanın kısmen kabulü ile 2.665 TL nin tahsiline karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, asıl dava dilekçesinde; davalının 24.09.2008 tarihinde taşınmazı tahliye ettiği gerekçesiyle tespit yaptırdığını, bu tespitte 14.615 TL hasarın belirlendiğini, bu zararın tahsili için kartal 2. İcra Müdürlüğü’ nün 2008/8389 Esas sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, takibe haksız itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptalini istemiştir. Davacı birleşen davadaki dava dilekçesi ile; davalının taşınmazı 19.11.2008 tarihinde tahliye etmesi üzerine taşınmazda tespit yaptırdıklarını, Kartal 2. Sulh Hukuk mahkemesi 2008/256 D iş sayılı dosyası ile ilk tespitte yer almayan 6.510 TL ilave zarar belirlendiğini belirterek bu zararın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı tespit ile belirlenen 14.000 TL boya badana bedelinin normal kullanım sonucu olduğunu, takipte yalnız 14.000 TL ye itiraz edildiğini, birleşen dava ile talep edilen kalemlerin mükerrer ve haksız olduğunu belirterek asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.11.2001 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kiralananın kullanılabilir işyeri olduğu ve eğitim merkezi olarak kiralandığı yazmaktadır.
Davalı tarafından taşınmazın tahliyesinden önce Kartal 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/211 D iş sayılı dosyasında yaptırılan tespit sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda tüm kiralananın boyanması ve diğer tamirat bedelleri olarak 14.615 TL zarar belirlenmiştir. Bilirkişi zararın normal kullanım sonucu olduğunu belirtmiştir.
Davacı tarafından taşınmazın tahliyesinden sonra Kartal 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/256 D iş sayılı dosyasında yaptırılan tespit sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda tüm kiralananın boyanması ve diğer tamirat bedelleri olarak 21.125 TL zarar belirlenmiştir. Bilirkişi zararın normal kullanım veya hor kullanım sonucu olduğuna dair bir açıklamada bulunmamıştır.
Mahkemece asıl dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda; hor kullanma zararının 3.685 TL, taşınmazın yeniden boyanması bedelinin 13.800 TL olduğu bildirilmiştir.
Birleşen davada bilirkişiler 29.11.2010 tarihli raporları ile 2. tespit dosyası ile talep edilen zarar miktarının 2.665 TL olduğunu, zararların hor kullanım sonucu olduğunu beyan etmişlerdir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan BK.nun 266. maddesine göre; Kiracı, kiralananı ne halde tesellüm etmiş ise, sözleşmenin sona ermesinde, o halde ve mahalli adete tevfikan geri vermekle mükelleftir. Ne var ki, BK.nun 266/2. maddesi gereğince kiracı, kira sözleşmesine uygun kullanım neticesinde kiralananda meydana gelen eskilik yahut değişiklikten sorumlu değildir. Taraflar arasındaki sözleşmede, kiracının normal kullanımdan doğan eskime ve değişmelerden de sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda, öncelikle, delil tespit raporlarında varlığı belirtilen hasar kalemlerinden her birinin hor kullanım sonucunda mı yoksa normal kullanımdan dolayı mı oluştuğunun, kiralananın kullanım amacı da nazara alınarak ayrı ayrı belirlenmesi, normal kullanımdan kaynaklanan hasarlar var ise, Borçlar Kanunu'nun 266/2. maddesi uyarınca kiracının bunlardan dolayı tazminat sorumluluğu bulunmadığının gözden kaçırılmaması, hor kullanmadan ileri geldiği saptanan hasarlar yönünden de her bir kalem ayrı ayrı birim maliyetleri ile birlikte açıklanarak, çelişki giderilecek biçimde ve denetime elverişli bilirkişi görüşünün alınması ve ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy