MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar Dairemizin 09.10.2012 gün ve 9526-13030 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine bu defa davalı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralanın sözleşmeye elverişli teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili 16.02.2006 tarihli dava dilekçesinde, davacının ahşap doğrama ve kereste işi yaptığını, bu nedenle ... ilçesinde atölye kurulmasına müsait arsayı 60 Yıl süreli kira sözleşmesi ile davacı Belediyeden kiraladığını, davalı Belediyenin görevlilerinin gösterdiği yere tesisi kurduğunu ve yurt dışından makineler getirdiğini ve tesisi hizmete açtığını, tesisi kurduktan sonra Orman İdaresi tarafından tesisin orman alanında kaldığından bahisle açtığı davada ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/68 E. 2001/133 K. sayılı ilamını ile alanın orman alanında kalması nedeniyle müdahalenin men'ine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay incelemesinde de geçerek kesinleştiğini, ayrıca ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2001/5 E. 2001/54 sayılı kararı ile de tesisin mühürlenmesine ve müsaderesine karar verildiğini, davacının 12.02.2001 tarihinde ihtarname ile bu hususları davalıya bildirdiğini, taşınmazın, orman alanında olması nedeniyle 01.06.2001 tarihinde işten el çektirilerek bina ve içindeki tüm alet ve edavatlara el konularak davacının buradan çıkarılması nedeniyle atölyedeki makinelerin yıpranma bozulma ve tamir bedelinin, binanın yapımı için hafriyat ve inşaat değerinin ve kazanç kaybının tazmini için 120.000 TL nin 06.01.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, sonrasında ise davasını bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ederek uğranılan zararın 310.818,85 TL olduğunu belirterek bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı tarafından yapılan tesisin kira sözleşmesine konu alan üzerinde yapıldığı ve kiralanan alanın bir kısmının orman arazisi içerisinde kalması nedeniyle davalının kiralananı, kira sözleşmesindeki amaca elverişli şekilde teslim etmediğini, bu nedenle de davacının uğradığı zararlardan sorumlu olacağını belirterek, davanın kısmen kabulü ile kiralanana yapılan binaların değeri olan 154.055,36 TL, tesisteki makinelere Orman idaresi tarafından el konulması ve sonrasın iade edilmesi nedeniyle dava tarihine kadar meydana gelen hasar ve aşınmalar nedeniyle 66.566,67 TL olmak üzere toplam 220.622,03 TL dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyizi üzerine Dairemiz 09.10.2012 günlü 2012/9526 E. 2012/13030 K. sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, Bu defa davalı tarafından temyiz itirazları değerlendirilmediğinden bahisle onama kararının kaldırılarak, kararın bozulması istenmiştir.
1.Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere, göre davalının aşağıdaki bendi kapsamı dışındaki karar düzeltme talepleri yerinde değildir.
2.Davalı vekilinin, zararın meydana gelmesinde davacının da kusurlu olduğuna ilişkin karar düzeltme talebine gelince;
Dava tarihinde yürürlükte bulunan BK.nun 249 maddesi gereğince kiralayan, kiralananın sözleşmedeki amaca uygun kullanmaya elverişli bir şekilde kiracıya teslim etmek ve sözleşme süresince de bu halde bulundurmak ile mükelleftir. Davacının yükümlülüğünü yerine getimemesi halinde, kiracı akdi feshedebileceği gibi kira parasından indirim de talep edebilir. Ayrıca B.K'nun 250/3 maddesi gereğince kiraya veren bu durumdan kendisinin kusuru olmadığını ispat edemez ise tazminat ile de mükellef olur. Mahkemece sorumluluğa karar verilmesi halinde tazminatın belirlenmesinde şartları var ise BK.nun 98 inci maddesi yollamasıyla BK.nun 44 üncü maddesinin tazminatın dengelenmesi açısında hâkim tarafından uygulanması gerekir.
Somut olayda, taraflar arasında.20.06.1995 tarihinde imzalanan 04.05.1993 başlangıç tarihli 60 yıl süreli, 60 yıllık kira bedeli 180 YTL olan kira sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde ... Mahallesi ... ve ... mevki karayolları yolunun üst kısmında yola 40 m. cepheli alan hızar ve doğrama atölyesi ve ev yapması için kiracıya kiraya verildiği belirtilmiş, kiralananın ada ve parseli belirtilmemiştir. Ayrıca 20.06.1995 tarihli taşınmazın kiralanmasına ilişkin Belediye Encümenin kararında da kiralanan “ilçemiz kaledibi mahallesi ... mevkinde ve karayolları yolunun üst kısmında kalan mevcut menfez ile Veysel Yalçın'ın ticaret ettiği belediye arasının ara boşluğuda kalan arsa yeri” olarak tanımlamıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; davacı, belediye tarafından gösterilen yukarıda belirtilen alana tesisini kurduğunu, ancak alanın bir kısmının orman içerisinde kalması nedeniyle Orman idaresi tarafından tesisin mühürlenmesi ve sonrasında ise bir kısımının müsadere edilmesi, ayrıca tesiste bulunan makinelerine de el konulması ve sonrasında iade edilmesine rağmen bu süre zarfında makinelerin aşınması ve hasarlanması nedeniyle tazminat istemidir.
Davacı hakkında orman alanını işgal suçundan açılan ve kesinleşmiş ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/190 E. 2008/27 K. sayılı dosyasında yapılan yargılamada davalıya kiraya verilen alanın bir kısmının orman arazisinde kaldığı davacı kiracının kendisine kiralanan alan dışına tesis yapmadığı anlaşılmıştır. Nitekim, 06.01.2001 tarihinde orman alanını işgal eylemi devam ettiğinden bahisle tutulan tutanak sonrasında tesise içerisindeki makineler ile birlikte el konulmuş yapılan yargılamalar neticesinde ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/190 E. 2008/27 K. sayılı kararına itiraz üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/218 D. İş 16.10.2009 tarihli kararı ile hızar ve doğrama tesis olarak inşa edilen binanın bilirkişi raporunda gösterilen orman içinde kalan kısmının müsaderesine, tesisdeki makinelerin ise dosyamız davacısına iadesine karar verilmiştir. Ayrıca aynı alana ilişkin Orman İdaresi tarafından dosyamız davacısı ve dava dışı ... hakkında açılan men'i müdahale davası neticesinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/68 E. 2001/33 K. sayılı 18.07.2001 tarihli kararı ile sabittir. Nitekim davalınında bu alanın orman olmadığına ilişkin itiraz da bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı ..., bir kısmı orman alanı olan araziyi kiraya vermesi ve sonrasında ise davacı kiracının kiralama amacına elverişli olarak bulunduramaması nedeniyle doğan zararlardan sorumludur.
Ancak; kiralanan taşınmazın tamamı Orman alanı içerisinde olmayıp, bir kısmı orman içersinde olup, davacı taşınmazda yapılan tesisin inşaatı sırasında yapı ruhsatı için davalı Belediyeye müracaat etmesi halinde, bu durumun tespit edilmesi imkanı varken belediyeye müracaat etmeyerek zararın artmasına neden olmuştur.
Ayrıca, davacı hakkında orman alanını işgal ettiğinden bahisle ilk suç zaptı 10.11.1995 tarihinde tutulduğunda, ceza dosyasına göre tesis sadece dört duvarı örülmüş sıvası yapılmamış ve çatısı kapatılmamış durumda olduğu halde, belirsizliğin giderilmesi için çaba sarf etmek yerine, orman olma ihtimalini bilerek inşaata devam etmiş, Sulh Ceza Mahkemesine açılan ceza davasında da yerin orman alanında kaldığı kesinleşmesine rağmen, yerin kendisine kiralandığından bahisle tesisi tamamlayarak faaliyete açmış, sözleşmenin feshine, yahut orman alanında kalan inşaata ve faaliyete son vermeyerek zararın artmasına neden olmuştur. Bu durum gerek Sulh Ceza Mahkemesinde görülen ceza dosyalarından, gerekse meni müdahale istemiyle açılan dava dosyalarından anlaşılmaktadır. Davacı İnşaat aşamasında zararının artmasına engel olma imkanı varken, kira sözleşmesinin kendisine hak verdiğinden bahisle inşaata devam ederek zararın artmasına sebep olmuştur. Bu nedenle meydana gelen zarar nedeniyle hesaplanan tazminattan BK.nun 98. maddesi delaletiyle BK.nun 44. maddesi gereğince indirim yapılması gerekir.
Mahkemece, davalının zararının artmasına yönelik eylemleri sabit olduğu halde, bu yönde bir indirim yapılmaksızın, zararın tamanın davalıdan tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı bu defaki incelemede anlaşıldığından, Dairemiz onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarında 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile atıfta bulunulan mahkeme kararına yönelik, Dairemizin 09.10.2012 günlü ve 2012/9526-10030 sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının ve karar düzeltme harcının temyiz edenlere ve düzeltme isteyene iadesine 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy