MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/04/2013
NUMARASI : 2012/278-2013/469
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık,hor kullanma tazminatının tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin tesbit raporunun hükme esas alınamayacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı kiraya veren, davalı kiracının mecuru aldığı şekilde, tam ve sağlam olarak teslim etmesi gerekirken harap bir şekilde teslim ettiğini, mecurda yapılan tespit sonucunda 16950 TL hasar meydana geldiğinin belirlendiğini belirterek 16950 TL hasar bedelinin tahliye tarihi olan 02.12.2010 tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı -kiracı vekili, tesbit raporunun denetime elverişli olmadığından karara esas alınamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece tespit raporu ile davanın ispatlandığı sonucuna varılarak 16950 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Delil tespiti, 1086 Sayılı HMUK'nun 368-374 ( 6100 Sayılı HMK'nun 400-406 )maddelerinde düzenlenmiştir. Bu kısımda tespit raporuna itiraz konusunda açık düzenleme yer almamakla birlikte, yasanın 373. maddesinin yollaması ile aynı yasanın 283. maddesine göre, yokluğunda tespit yapılan tarafın bir haftalık süre içinde tespit sonucu alınan bilirkişi raporuna itiraz hakkı bulunmaktadır. Bu süre 6100 Sayılı HMK'nun 281. maddesinde iki hafta olarak düzenlenmiştir Bu rapora itiraz edilmez ya da itiraz süresi geçirilirse tespit bilirkişisi raporu taraflar bakımından kesinleşir. Ancak, bu kesinleşme mahkeme açısından geçerli değildir. Mahkeme bilirkişiden tamamlayıcı bilgi alma, açıklama isteme ve yeni bilirkişi incelemesi yaptırma yetkisini hüküm verilinceye kadar her zaman kullanabilir. Tespit raporuna süresinde itiraz etmeyen tarafın dava sırasındaki itirazı da mahkemeden bu yetkisini kullanmasını istemesinden ibarettir.
Mahkemece, davalı tarafın yokluğunda yapılan tespit sonrasında alınan ve itiraza uğrayan tespit raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırıdır. Bu durumda mahkemece, tespit raporunda belirlenen bulgulardan hareketle dosya üzerinden konusunun
uzmanı bilirkişi kurulu aracılığı ile inceleme yaptırılarak, tespit raporunda varlığı belirtilen hasar kalemlerinden her birinin hor kullanım sonucunda mı, yoksa normal kullanımdan mı kaynaklandığının belirlenmesi, tahliye tarihindeki rayiç birim fiyatları üzerinden yeniden fiyat değerlendirmesi yapılması, tespit edilen kalemlerden yıpranma payı düşülüp düşülmeyeceği konusunda dayanakları gösterilmiş, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy