MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/05/2013
NUMARASI : 2012/629-2013/359
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalılar-karşı davacılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak, dosyada pulunun olmadığı görüldüğünden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, asıl davada kira bedelinin tespiti, karşı davada ise kiralananın tahliye edildiğinin ve tahliye tarihine kadar olan kira parası istenebileceğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne karşı davanın ise süresinde açılmadığından reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya kapsamına göre davalı-karşı davacılar vekilinin karşı dava ile ilgili verilen hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalılar vekilinin asıl davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili tarafından 22/05/2006 tarihinde açılan davada; davalıların 30/05/1992 tarihinden itibaren sözlü kira akdi ile müvekkillerine ait olan ... Ada, .. Parsel Adalararası Sk. No:.. Mamak/Ankara adresindeki taşınmazda kiracı olduklarını, 1999 yılında 50 TL olan kira bedelini uyarılara rağmen artırmadıklarını belirterek 01/06/2006 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 1000 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar tarafından davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. Mahkemece 01/06/2006 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin brüt 1.000 TL olarak tespitine karar verilmesi üzerine hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava başlangıçta Sulh Hukuk Mahkemesine açılmış olup, Ankara 11.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 24/10/2007 tarih ve 2006/1005 Esas 2007/2204 Karar sayılı kararı ile taşınmazın tapuda arsa vasfı ile kayıtlı olduğu, kullanılan alanın büyük çoğunluğunun arsa niteliğinde olduğu, 6570 sayılı yasaya tabi olmayan yerler hakkında kira tespit davası açılamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 03/04/2008 tarih ve 2008/3411 Esas 2008/5839 Karar sayılı ilamı ile; taşınmazın Borçlar Kanununa tabi yerlerden olması sebebi ile istenen yıllık kira miktarına göre sulh hukuk mahkemesinin görevli olmadığı, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 21/07/2008 tarih ve 2008/989 Esas 2008/1476 Karar sayılı kararı ile dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile davanın reddine ve
dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile 01/06/2006 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 1000 TL olarak tespitine dair verilen 17/06/2010 tarih ve 2008/418 Esas 2010/134 Karar sayılı kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine bu kez Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 07/12/2011 tarih ve 2011/2030 Esas 18229 Karar sayılı ilamı ile yargılama sırasında davalılardan S.. U..’nın ölümünden dolayı yasal mirasçıları davaya dahil edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulması doğru olmadığından işin esası incelenmeksizin hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile 01/06/2006 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 1000 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz tapu kaydına göre arsa niteliğinde olup 881 m2 yüzölçümündedir. Taşınmazın 656 m2 lik açık alanının mermer istiflenmek suretiyle kullanıldığı, 75 m2 lik kısmının üzerinde ise taş temelli briket duvarlı, zemini şap olan mermer atölyesi ile büro alanının bulunduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazın dava tarihinde yürürlükte bulunan 6570 sayılı yasa hükümlerine tabi olmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Kira tespit davalarının ancak 6570 sayılı kanuna tabi taşınmazların kiraları ile ilgili olarak açılması mümkündür. 6570 Sayılı Yasanın 1.maddesi kapsamına girmeyen yerlerde B.K. hükümlerine göre işlem yapılacağı dikkate alınmalıdır. Borçlar Kanununa tabi olan yerlerde ise, akit kural olarak sözleşmede öngörülen sure hitamında sona erer. Kira parası hakkında taraflar arasında anlaşmazlık bulunması durumunda kira akdinin asli unsurlarından olan kira bedeli konusundaki uyuşmazlık nedeniyle artık devam eden bir kira sözleşmesinin varlığından söz etme olanağı yoktur.
Bu durumda, somut olayda, dava tarihi itibarıyla kiralananın 818 Sayılı Borçlar Kanununa tabi yerlerden olduğu ve ortada devam ettiğinden söz edilecek bir kira akdi de bulunmadığına göre, davacının kira tespit davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kira parasının tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy